Eski zihniyette tarih ebedi milletlerin savaşı, bir beka mücadelesi olarak görülmekte. ‘Milli’ olan milliyetçilikten üretilerek homojen bir kimliğin mutlak hegemonyası olarak tasavvur edilmekte… Böbürlenen, hamasi ancak sürekli korku ve güvensizlik içinde olan bir milliyetçilik bu… O nedenle korunmak, devletten beslenmek, kimlikler arası hiyerarşi oluşturmak zorunda.
Ancak milliyetçiliği demokrat zihniyet içinde de tasavvur etmek mümkün. Var olanın çeşitliliğinden, birlikteliğinden ve paylaşımından sentezlenen bir milliliği, ‘bizler’ ne isek ona ait olanı sahiplenen bir milliyetçilik. Dolayısıyla değişken, tarih karşısında mütevazı ama yaşatma gücü olan bir bakış. Heterojenliği kuşatan, hiyerarşiyi kaldıran, devleti toplumu anlama ve takip etme zorunda bırakan özgüvenli bir sivil birlikteliğin ideolojisi.
AKP bunu yapabilir… Eskinin milliyetçiliğini reddederken yeni milliyetçiliğin taşıyıcısı olabilir.