AKP’nin tarım üretimini planlamadığı ve bakanlar değiştikçe politikaların da sil baştan değiştiği konuşulur. Fakat 24 yıllık AKP iktidarında plansızlık değil, kapsamlı bir plan hayata geçti ve geçiyor.
Başta ana muhalefet partisi olmak üzere “yönetemiyorlar, yapamıyorlar” deseler de aslında hem yönetiyorlar hem de yapıyorlar. AKP iktidarının tarıma ilişkin politikaları, bilmediklerinden değil aksine zaten böyle yapmak istedikleri için milyonlarca üretici pek çok sorun yaşıyor. Çünkü üretim değil tedarik, köylü değil tarım ve gıda şirketlerinin öncelikli olduğu bir plan var. Bunun en bariz örneği hayvancılık politikalarıdır.
Bunca ithalat, düşmeyen et fiyatları, artmayan hayvan varlığı sonucunda yine ithalat kararı açıklandı. Tarım Bakanlığı 2027 yılında yapılacak besilik erkek sığır ithalatı planını açıkladı. Bu plana göre 2027 yılında 480 bin baş hayvan ithal edilecek. 2026 yılında 500 bin baş hayvan ithalatı planlanırken, 7 ayda (Ocak-temmuz arasında) 54 bin 218 ton kırmızı et ithalatı yapıldı. Türkiye sadece ette değil, hayvancılığın girdisi olan soya, arpa, mısır vs girdilerde de ithalatçı olan Türkiye et ve canlı hayvanda zaten ithalatçı durumundadır.
Saray iktidarı, Orta Vadeli Programda ilan ettiği hedef enflasyon ve fiyat istikrarının sağlanması için tarımsal ürün fiyatlarının düşük tutulması için elinden geleni yapıyor. Başta soya olmak üzere girdileri ucuzlatıp çiğ süt fiyatlarını artırmak yerine, ithalatla et fiyatlarını, Ulusal Süt Konseyi aracılığıyla da süt fiyatlarını baskılayarak düşük tutmaya çalışıyor. Tabi birde yemde önemli bir maliyet unsuru olan soya, mısırda ithalatçı olunması yine önemli bir sorundur.
Böyle tarım politikası olmaz. Bu uygulamalarla ülkeyi, bağımlı hale getiriyorlar.