Partisinden isimlerin de karıştığı ‘fon skandalı’ ve belediye başkanlarının sabah gözaltına alınmasını eleştiren AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram “AK Parti’ye gönül vermiş milyonlarca vatandaşımızdan maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum” dedi.

Bayram, 2 Ekim’de katıldığı NOW TV yayınında partisini şöyle eleştirmişti:
* Dünyada neler görüyorum, nelerle uğraşıyorum; ülkeme geliyorum: ‘O onu, şu bunu yapmış’. Bunları aşalım artık ya! Adalette güveni sağlayalım. Adaletin olmadığı yerde yatırım olmaz, yabancı sermaye gelmez. Gelmiyor da, kaçıyor, yazık.
* Belediye başkanı seçilmiş, sabah alıyoruz, ya niye alıyoruz? Çağırsan gelir zaten ya. Tüm belediye başkanlarımız için geçerli. Yazıktır, bu kadar her şeyi pas pas etmeye hiç gerek yok.
* Engelli ÖTV’de araçlarımızı, biliyorsunuz beş yıldan 10 yıla çıkardık. ÖTV muafiyetinde oranları değiştirdik. Bir sürü insanın, engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi? Bir de sosyal politikalara bakıyor. Kimse kusura bakmasın. Herkes bedelini ödesin. Artık içim acıyor. 50 yıldır bu hayatı yaşadım, bu bedeli ödedim. Kimse de bu lüks hayatı Allah reva görmesin.
‘Düşüncelerimi siyasi sorumluluğun gerektirdiği üslupla ifade etmem gerekirdi’
Bayram, X’ten uzun bir açıklama yayınlayarak ‘değerlendirmelerinin isabetli olmadığını’ söyledi. Açıklaması şöyle:
“Son günlerde yaptığım açıklamaların bazı çevrelerce istismar edildiğini ve özellikle mensubu olmaktan onur duyduğum AK Parti camiasında meydana getirdiği haklı rahatsızlığı görüyorum.
Ülkemizin son günlerde içinde bulunduğu birtakım olaylar konusunda duyduğum kaygıları ifade etmeye çalışırken; kullandığım bazı ifadelerin maksadını aştığını, çarpıtıldığını ve partimizin kurumsal kimliğini, dava arkadaşlarımızı ve yıllardır büyük bir fedakârlıkla hizmet eden teşkilat mensuplarımızı zan altında bırakan bir görüntü oluşturduğunu müşahade ediyorum.
Eleştiri yapmakla, birlikte yol yürüdüğümüz insanları töhmet altında bırakabilecek bir dil kullanmak asla istemedim.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 25 yıldır aynı davaya hizmet etmiş bir milletvekili olarak, düşüncelerimi parti içi mekanizmalar içerisinde ve siyasi sorumluluğun gerektirdiği üslupla ifade etmem gerekirdi. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm dava arkadaşlarımdan, teşkilatlarımızdan ve AK Parti’ye gönül vermiş milyonlarca vatandaşımızdan maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum. Herkesin yapamadığı özür de bir olgunluktur.
Özellikle devam eden hukuki süreçler, kişiler ve kurumlar hakkında kesin hüküm ifade eden değerlendirmelerde bulunmam isabetli olmamıştır. Hukukun temel ilkesi açıktır: İddiaları araştırmak, delilleri değerlendirmek ve hüküm vermek bağımsız yargının görevidir.
Üstelik Cumhurbaşkanımız, fon süreciyle ilgili gerekli adımları zaten atmış; Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirmiş, Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında tam yetkili bir koordinasyon kurulu oluşturmuştur. İlgili kurullar harekete geçmiş, inceleme ve denetim süreci başlamıştır. Değerlendirmelerimde bu adımları da vurgulamam gerekirdi.
AK Parti, çeyrek asrı geride bırakan siyasi mücadelesinde milletimizin iradesini esas almış; vesayetle, yolsuzlukla, hukuksuzlukla ve milletin kaynaklarına el uzatan anlayışlarla mücadele etmiş büyük bir siyasi harekettir. Bazı iddialar üzerinden bu büyük camianın tamamının tartışılır hâle gelmesine yol açabilecek sözler söylemiş olmaktan dolayı üzgünüm.
Engelli kardeşlerimizin haklarını her zaman yaşadığım hayatın sorumluluğu olarak gördüm. Bu duyarlılığım sözlerimi sertleştirmiş olabilir; ancak niyetim hiçbir zaman kişileri veya camiamızı hedef almak olmamıştır. Engellilerimizin haklarının korunması noktasında, Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz’in attığı her adımın hak sahiplerine eksiksiz ulaşması için çalışmaya devam edeceğim.”