İstanbul Valisi Davut Gül, kendisi hakkında “AK Parti’nin ampul bayrağıyla İstanbul’da şehir turu mu atacaktın?” diyen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e “Siyasi partiler arasındaki rekabetin ve demokratik siyasetin tarafı değilim” dedi.

Özel, dün (12 Eylül) Üsküdar İskele Meydanı’nda ‘Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir’ başlıklı miting düzenledi. ANKA’nın aktardığına göre YENİ Parti lideri şöyle konuştu:
“Valilik ve adliye koridorlarında yaşanan kumpas, dünya siyaset tarihinde ve dünya hukuk tarihinde görülmemiş bir rezalettir. Önce, seçtiğiniz, kararı verdiğiniz belediye başkanımızı haksız, hukuksuz, ispatsız, mesnetsiz şekilde tutuklayabilmek için iftiralar attılar, gözaltına aldılar, haksız tutukluluk yaptılar.
5 Ağustos günü apar topar belediye başkan vekilliği seçimine giriştiler. Üçüncü turda bir büyük ihaneti gördük. Bir büyük ihanetle o gün belediye meclisi üyesi olarak bizim listelerimizden seçilmiş dört kişinin işbirliğini gördük. Aslında daha fazlasını hedeflemişlerdi, onun için o kumpası kurmuşlardı, o oyun o gün için tutmadı, yarıda kaldı.
Gösterdiğimiz belediye başkan vekilimiz, partimizin oylarıyla son turda seçildi. Ancak kötülük durmadı. Ne yaptıklarını biliyorlardı. Daha fazlasına hazırlandılar. Sonucu bu kadar net olan bir seçimde buldukları bir mahkemeye, seçimi iptal ettirdiler ve yeniden seçim kararı aldılar.
Ne yapacaktın? (Gül’ü kastediyor) AK Parti’nin ampul bayrağıyla İstanbul’da şehir turu mu atacaktın? Yazıklar olsun. Seni devletin valisi diye o makamda oturup da hükümetin valisi olana, AK Parti’nin il başkanından çok AK Parti’ye çalışan valiye yazıklar olsun.”
Gül sosyal medyadan Özel’e yanıt verdi
Vali Gül, Özel’in sözlerine X hesabından şöyle yanıt verdi:
* Sayın Özel, Siyasi partiler arasındaki yarışa, siyasi tartışmalara ve kişilerin demokratik tercihlerine müdahil olmak ne görevimdir ne de bugüne kadar benimsediğim bir tutumdur. Kamu görevlisi olarak sorumluluğum, görevimi hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ve siyasi tartışmaların dışında yerine getirmektir.
* Ancak mitinginizde şahsımın ismini açıkça zikrederek Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçim süreci üzerinden birtakım suçlamalarda bulunmanız karşısında sessiz kalmam, kamuoyunda gerçeğe aykırı bir kanaatin oluşmasına sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle, herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmak amacıyla değil, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve gerçeklerin tüm açıklığıyla ortaya konulması adına süreci tarihleriyle ve hukuki dayanaklarıyla açıklamak zaruri hâle gelmiştir.
* Üsküdar Belediye Başkanlığının ilk başkan vekilliği seçimine ilişkin (sizinkilerin Gültekin’in “G”sini 6, Ziya’nın “Z”sini 2 olarak okuduğu seçim) İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilince, bu seçim sonucunda belirlenen belediye başkan vekilinin görevinin hukuki dayanağı ortadan kalktı ve Meclis 1. Başkan Vekili görevi yürüttü.
* 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca belediye meclisinin 10 gün içinde toplanarak kendi üyeleri arasından belediye başkanı veya başkan vekili seçmesi gerekiyordu.
* Mahkeme kararının ardından yasal süre işlemeye başladı. 26 Ağustos 2026 tarihi esas alınarak 10 günlük yasal süre hesaplandı. Bu sırada mahkemenin yürütmenin durdurulması kararına itiraz edildi. Biz de itirazın sonucunu bekledik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2 Eylül 2026 tarihinde itirazı reddetti. Bunun üzerine, kanunun öngördüğü 10 günlük süre geçirilmeden, sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 Cumartesi günü belediye meclisinin başkan vekili seçimi için toplanması sağlandı.
‘Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması keyfi tercih değil’
* Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması da keyfî veya siyasi bir tercih değildir. İlk seçimde, meclis üyeleri başkan vekilliği seçimini yaparken üçüncü turun ardından, ara verilmemesi gerekirken seçime ara verildi. Bu ara sırasında il başkanınız ve beraberindeki kişilerin meclis üyeleriyle toplantı yaptığı; bazı meclis üyelerinin tercihlerini değiştirmeleri amacıyla baskı ve tehdide maruz bırakıldıkları, hakaretlere uğradıkları iddiaları üzerine suç duyurusunda bulunuldu. Yaşanan bu olayların ardından, yeni seçimin güvenli ve dış müdahaleden uzak bir ortamda yapılabilmesi amacıyla savcılığın talebi üzerine Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması yönünde gerekli tedbir uygulandı.
* Dolayısıyla ortada gizlenecek veya çarpıtılacak bir süreç yoktur. Mahkeme kararına uyulmuş, karara yapılan itirazın sonucu beklenmiş, itirazın reddedilmesinin ardından kanuni sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 tarihinde seçim yapılmış ve ilk seçimde meclis üyelerinin iradesine yönelik müdahale, baskı ve tehdit iddialarının tekrar yaşanmaması için gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır.
‘Kamu görevlilerini tartışmaların hedefi haline getirmek gerçeği değiştirmeyecek’
* Sayın Özel; siyasi partiler arasındaki rekabetin ve demokratik siyasetin tarafı değilim. Ancak siyasi tercihlerinizin ve yönetim anlayışınızın ortaya çıkardığı sonuçların sorumluluğunu kamu görevlilerine yükleyerek, onları hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz. Görevini kanunun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde yerine getiren kamu görevlilerini siyasi tartışmaların tarafı hâline getirmek de gerçeği değiştirmeyecektir.
Ne olmuştu?
CHP’li Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş 2024 yerel seçimini AKP’li rakibi Hilmi Türkmen’i yedi puan farkla geçip yüzde 49,9’la kazanmıştı.
İstanbul Anadolu başsavcılığı, Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük iddiasıyla soruşturma başlatmış; Dedetaş dahil altı kişi, 29 Temmuz’da ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme’ suçlamalarıyla gözaltına alınmıştı. Mahkeme kararıyla 31 Temmuz’da Dedetaş tutuklamış, ardından görevden uzaklaştırılmıştı.
Bu nedenle belediye meclisi 5 Ağustos’ta başkan vekili seçimine gitti, dördüncü turda 22 oyla CHP’li Sibel Tan Çetinkaya kazandı. Fakat bu seçime AKP’liler itiraz etti. İstanbul 2’nci İdare Mahkemesi seçime ilişkin kararın yürütmesini durdurdu.
İstanbul Valiliği, seçimin 5 Eylül’de düzenleneceğini duyurdu. Fakat seçim öncesi belediye meclis üyeleri CHP’li Ekrem Baki ve YENİ Partili Nihat Doğan ve Ali Aral gözaltındaydı. Ayrıca AKP, CHP’den istifa eden dört belediye meclis üyesini de transfer etti.
CHP ve YENİ Parti grubu, 5 Eylül’de ‘gözaltındaki meclis üyelerinin oy kullanabilmelerini teminen’ seçime katılmama kararı aldı.
O gün seçim, mecliste salt çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle 8 Eylül’e ertelendi. 8 Eylül’deki seçimi de Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin kazandı.