12 Eylül darbesi toplumun siyasi can damarlarını kesmek için yapıldı. Bu damarlardan biri, hiç kuşkusuz, üniversitelerin toplumla olan ilişkisiydi. Cunta ve destekçileri, toplumsal muhalefetin merkezlerinden olan üniversiteleri “komünist yuvaları” olarak görüyorlardı. Bu nedenle üniversitelere çok büyük bir boyunduruk vurmak istediler.
Boyunduruk, yeni bir kurum ve merkeziyetçi bir yasal zemindi. 6 Kasım 1981’de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu yürürlüğe konuldu; Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kuruldu. YÖK, 12 Eylül darbesinin ilk ve en özgün ürünüydü. Çıkarılan yasayla tüm yükseköğretim kurumları YÖK çatısı altında toplandı. YÖK, tüm yükseköğretimden sorumlu tek kurum olarak merkezi denetim işlevini yerine getirecekti.