PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “Anadolu’da tarihsel bir hakikat olan ve tüm kritik aşamalarda birbirinden ayrılmayan Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz” dediği aktarıldı.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, PKK’nın silah bırakmasıyla ilgili çalışmalarını tamamlayıp ortak rapor hazırlamıştı. Bu kapsamda Meclis tatile girmeden süreç için çerçeve yasa çıkarılması beklentileri sürüyor.
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, 15 Temmuz’da AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala, 16 Temmuz’daysa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüşmüştü.
Heyet, dün (20 Temmuz) de İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüştü.
DEM Parti bugün Öcalan’ın görüşmedeki şu değerlendirmelerini paylaştı:
“27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığımız sürüyor. Anadolu’da tarihsel bir hakikat olan ve tüm kritik aşamalarda birbirinden ayrılmayan Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz.
‘Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin vakti gelmiştir’
‘Kürt’ten Türk’ü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürt’ü ayırsan Türk kalmaz’ hakikati, ortak yaşam ve eşitlik hukukunun geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir.
Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır. Kürt-Türk ittifakı, Anadolu’nun ortak geleceğinin temel taşıdır.
Atılacak her adımda bu toprakların kültürünü esas almalıyız. Yasal düzenlemelerle bu ittifakı kalıcı hukuki güvenceye kavuşturmak ve demokratik bir cumhuriyette eşit ve özgürce birlikte yaşamak mümkündür.
Negatif hukukun pozitif hukuka dönüşmesi gereklidir. Ortak yaşamı örmek, eşitlik ve adalet içinde yepyeni bir sayfa açmak için tarih bizlere bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı hep birlikte değerlendireceğimize inancım tamdır.”
DEM Parti heyetiyse ‘kararlılık vurgusu’nu şöyle dile getirdi:
“Sayın Öcalan’ın bu önemli çağrısını tarihi buluyor ve TBMM başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla yapıcı diyalogu sürdürmeye, süreci sonuç odaklı ilerletmeye ve kardeşlik hukuku temelinde kalıcı bir çözüme ulaşmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”
Ne olmuştu?
PKK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te ‘Barış ve Demokratik Toplum’ adını verdiği bir metinle PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmıştı.
PKK, 11 Temmuz 2025’te silah bıraktığını duyurmuş, 30 örgüt üyesi Irak’ın Süleymaniye kentinde silahlarını bir varilde yakmıştı.
Süreç için Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun AKP, MHP ve DEM Partili üç üyesi, 24 Kasım 2025’te İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü. Görüşmenin tutanakları, 23 Ocak 2026’da TBMM’nin sitesinden yayınlanmıştı.
Komisyon, 18 Şubat’ta da sürece ilişkin ortak raporu kabul etmişti.
Süreçte o günden bu yana yasal düzenleme tartışması var.
DEM Parti uzun süredir iktidarı süreçte somut adım atmaya çağırıyor.
Partinin eş başkanı Tuncer Bakırhan, 23 Nisan’da Meclis’te yaptığı konuşmada Erdoğan’ı şu sözlerle ‘barışa mührü vurma’ya çağırmıştı:
“Sayın cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duasını tamamlayın sayın cumhurbaşkanı. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis barışı kuran Meclis olsun, bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın.”
29 Nisan’da partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan’sa sürecin ‘olması gerektiği gibi ilerlediğini’ belirterek ‘kutsal görevi bahanesiz, muhalefetin tuzaklarına düşmeden icra etmek zorunda’ olduklarını söyledi.
Fakat bir gün sonra (30 Nisan) Fırat Haber Ajansı, PKK’lı Murat Karayılan’ın “Şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur; yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur” açıklamasını paylaştı.
Süreçte bir diğer tartışmaysa Öcalan’ın statüsüne dair.
Bahçeli, 5 Mayıs’ta Öcalan için ‘barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’ adını verdiği bir ‘statü’ önerdi; ardından ‘bu meselenin kendileri için önemli olduğunu’ belirtti:
“Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır.”
Bakırhan, aynı gün “Bahçeli’nin bugün sarf ettiği sözlerin altına imza atıyoruz” dedi, Erdoğan’ı yine adım atmaya ve ‘birlikte tarih yazma’ya çağırdı.