Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, PKK’nın silah bırakma süreci üzerinden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yüklendi: “Çözüm için daha kaç kere seçilmeniz gerekiyor?”

Sözler söylense de süreçte hiçbir adım atılmadığını öne süren İmamoğlu, “Türkiye’nin geleceği, huzuru ve güvenliği artık bu durağan tavrı kaldıramıyor” dedi.
‘Beni seçerseniz süreci ilerletirim’ diyen anlayışla yol alınamaz!’
Erdoğan’a “Görevinizi yapın, düşmanı sevindirmeyin, milleti sevindirin!” diye seslenen İmamoğlu’nun X’ten paylaşılan açıklaması özetle şöyle:
“Sayın Erdoğan! Sözler söyleniyor, fakat hiçbir adım atılmıyor. Türkiye’nin geleceği, huzuru ve güvenliği artık bu durağan tavrı kaldıramıyor.
‘Beni seçerseniz süreci ilerletirim’ diyen anlayışla yol alınamaz! Çözüm için daha kaç kere seçilmeniz gerekiyor? Türkiye’nin kaderi oturduğunuz koltuğun kaderine bağlanamaz! Milletimizin geleceğine şantaj yapılamaz.
Türkiye’nin parlak geleceğinin karşısında durmaktan artık vazgeçin! Milletin iktidarı başa gelir, Türkiye’nin barışı kurulur.
‘Görevinizi yapın, düşmanı sevindirmeyin’
Millet zaten miadı dolmuş bu iktidarı göndermeye karar vermiş, ‘atı alan Üsküdar’ı geçmiştir’. Fakat bu ülkenin barışını, huzurunu, güvenliğini geciktirdiğiniz her günün Türkiye’mize zararı dokunur. Görevinizi yapın, düşmanı sevindirmeyin, milleti sevindirin!
‘Bizim kızıl elmamız da terörsüz ve demokratik Türkiye’
Milletin aklı da vicdanı da feraseti de her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Barışın en güzelini yine bu millet gerçekleştirecektir. ‘Terörsüz ve demokratik Türkiye’ hedefine kavuşacağız! Bizim kızıl elmamız da budur.
Cumhuriyet’i savunacağız, tam demokrasiyle arşa çıkaracağız! Monarşi ve hanedan hayallerinin sonuna kadar karşısında duracağız!
Çocukların gözlerindeki umuda, gençlerin hayallerine, bu milletin Cumhuriyet’e olan sevdasına, bu uğurda vatan için dökülen kana ve alın terine sarılacağız.
Hep birlikte barışıp, hep birlikte yol alacağız ve hep birlikte başaracağız. Türkiye eksiksiz demokrasiye, refahla kalkınmaya, huzura, güvenliğe ve barışa kavuşacak! Pek yakında… Her şey çok güzel olacak!”
Ne olmuştu?
PKK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te ‘Barış ve Demokratik Toplum’ adını verdiği bir metinle PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmıştı.
PKK, 11 Temmuz 2025’te silah bıraktığını duyurmuş, 30 örgüt üyesi Irak’ın Süleymaniye kentinde silahlarını bir varilde yakmıştı.
Süreç için Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun AKP, MHP ve DEM Partili üç üyesi, 24 Kasım 2025’te İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü. Görüşmenin tutanakları, 23 Ocak 2026’da TBMM’nin sitesinden yayınlanmıştı.
Komisyon, 18 Şubat’ta da sürece ilişkin ortak raporu kabul etmişti.
Süreçte o günden bu yana yasal düzenleme tartışması var.
DEM Parti uzun süredir iktidarı süreçte somut adım atmaya çağırıyor.
Partinin eş başkanı Tuncer Bakırhan, 23 Nisan’da Meclis’te yaptığı konuşmada Erdoğan’ı şu sözlerle ‘barışa mührü vurma’ya çağırmıştı:
“Sayın cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duasını tamamlayın sayın cumhurbaşkanı. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis barışı kuran Meclis olsun, bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın.”
29 Nisan’da partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan’sa sürecin ‘olması gerektiği gibi ilerlediğini’ belirterek ‘kutsal görevi bahanesiz, muhalefetin tuzaklarına düşmeden icra etmek zorunda’ olduklarını söyledi.
Fakat bir gün sonra (30 Nisan) Fırat Haber Ajansı, PKK’lı Murat Karayılan’ın “Şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur; yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur” açıklamasını paylaştı.
Süreçte bir diğer tartışmaysa Öcalan’ın statüsüne dair.
Bahçeli, 5 Mayıs’ta Öcalan için ‘barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’ adını verdiği bir ‘statü’ önerdi; ardından ‘bu meselenin kendileri için önemli olduğunu’ belirtti:
“Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır.”
Bakırhan, aynı gün “Bahçeli’nin bugün sarf ettiği sözlerin altına imza atıyoruz” dedi, Erdoğan’ı yine adım atmaya ve ‘birlikte tarih yazma’ya çağırdı.