İsmail Gökhan Bayram: Veri merkezlerinin ekonomiyi canlandıracağı iddiası çoğunlukla gerçeği yansıtmıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Veri merkezleri Internet başta olmak üzere pek çok teknolojinin bel kemiği. Sunucuları, ağ donanımlarını ve bunları kesintisiz bir şekilde çalıştırmak için gereken yedek güç, soğutma vb. destek ekipmanlarını barındıran veri merkezleri küçük bir oda büyüklüğünde de kilometrekarelerce alanı kaplayan devasa boyutlarda da olabiliyor.

Geniş dil modelleri ve üretken yapay zeka sistemlerinin hızla popülerleşmesi çok sayıda yeni devasa veri merkezi projesi ve inşaatını da beraberinde getirdi.

Devasa alanlara yayılan bu veri merkezlerinin ekonomiyi canlandıracağı iddiası da çoğunlukla gerçeği yansıtmıyor. Veri merkezleri, inşaatları sırasında yeni iş olanakları yaratsa da bu durum geçici ve merkezlerin tamamlanmalarının ardından neredeyse tümüyle kesiliyor.

Kilometrekarelerce alana yayılan bir veri merkezinin çalışmayı sürdürebilmesi için gerekli personel sayısı birkaç yüz kişiyi aşmıyor. Pek çok ülke ve eyalet veri merkezlerini çekmek için çeşitli vergi indirimleri uyguladığından kamunun vergi yoluyla da ciddi bir kazancı olmuyor.

Bütün bu tabloya veri merkezlerinin soğutma sistemleri ve jeneratörlerinin oluşturduğu gürültüyü de eklediğimizde pek çok ülkede yükselişte olan “Arka bahçemde veri merkezi istemiyorum” tepkisi oldukça anlaşılır. 

Veri merkezleri açısından bu yükselen tepkiler önemli bir zorluk. 

İsmail Gökhan Bayram’ın yazısı