Skandalları, yolsuzlukları yazdı. Kitabını yazdığı Kızılay başkanının kızı, arabasıyla bir kişiyi öldürüp üç kişiyi yaraladığı olaydan sonra bir gün bile hapishane görmezken İsmail tıklım tıklım koğuşlarda sırf yazdı-çizdi diye yerde yatıyor.
Karşımda Arı’nın iddianamesi duruyor. Sadece iki buçuk sayfa. Ne garip!
İsmail ne suç işlemiş derseniz, şöyle yazıyor: “Erdoğan ailesinin TÜGVA, Yeni Türkiye Vakfı, Okçular Vakfı, İlim Yayma Vakfı, İnşa ve İrfan Vakfı, TÜRGEV, Darülaceze, Şefkat Vakfı gibi 7-8 vakıf ismi sayılmasına rağmen 20 civarında vakfın yönetiminde yer aldığını…”
Yani savcı sınav yapar gibi konuşmandan 20 civarında demişsin ama programda 7-8 tane saymışsın diyor!
Yetmemiş…
İsmail konuşmasında, bu vakıfların sağlanan statülerle vergi başta olmak üzere ayrıcalıklara sahip olduğunu söylemiş. Savcı bunu şöyle suç kabul etmiş:
“Kanunlarla belirlenen vergi indirimleri ve kamu yararı kararının nasıl alındığına dair gazetede detaylı yazı yazmalarına rağmen gazete haberini okumayan, sadece tv paylaşımını dinleyenler nezdinde, vakıflara usulsüzce kamu kaynaklarının aktarılarak amacı dışında kullanıldığına dair yanlış intibalar uyandırması muhtemel yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı…”
Savcı İsmail’in gazetedeki haberlerini doğru kabul etmiş. Ama çıktığı programda her şeyi özetlediği kısmı “Halk gazete haberini okumaz, usulsüz iş yapıldı sanır” diyerek İsmail’e yine sınavdan kırık not vermiş!