Trump, Türkiye dahil bölgedeki ülkelerin İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi öngören İbrahim Anlaşmalarına katılması gerektiğini söyledi.
Bu açıklama “Trump bu, her şeyi söyleyebilir. İbrahim Anlaşmalarının ne olduğunu bilmiyor olabilir” yorumuyla savuşturulamayacak kadar önemli.
Bölge ülkelerinin bir kısmı İsrail ile iyileştirilmesi gereken minimum düzeyde ilişkiyi bırakın İsrail’i resmi olarak tanımıyor(du). Peki Türkiye ne alaka? Sonuçta Türkiye, İsrail’i resmi olarak tanıyan ilk ülkelerden biri.
Trump açıkça bölgenin yeniden dizayn edildiğini, yeni dizaynın İsrail’in güvenliği ve ‘kırmızı çizgileri’ doğrultusunda şekillendirildiğini duyurma aşamasına geçildiğinin farkında.
Şimdiye kadar bu böyle değil miydi? Yani İsrail’in güvenliği çerçevesinde politikalar yürütmüyor muydu Amerika? Evet, öyleydi ancak çemberin artık iyice daraldığı bir dönemin başladığını ilan etti Trump.
Mevcut duruma bakılırsa bundan sonraki süreçte Türkiye dahil bölge ülkeleri sadece bölgesel politikalarında değil ABD ile ilişkilerinde de İsrail’in, bizdeki market fiyatları gibi, sürekli güncellenen ve artan-genişleyen ‘kırmızı çizgilerini’ gözetmek zorunda.
Bu durum birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’nin sıklıkla başvurduğu ABD’den alamadığını Rusya’ya yaklaşarak elde etme gibi stratejilerinin alanını epeyce daraltacak.
Trump’ın açıklaması amiyane tabirle “İsrail’e yamuk yapan bize yapmış sayılır” şeklinde tercüme edilebilir.