Arslan Özdemir: Okul güvenliğinin merkezine rehberlik ve psikososyal destek odaklı bir yaklaşım yerleştirilmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” modeli, okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik bir girişim olarak sunuluyor. Risk analizi, fiziksel güvenlik, erken uyarı sistemleri ve kurumlar arası iş birliği gibi başlıklar elbette önemli.

Ancak çocuk ve gençlerin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülebilecek sorunlar değil. Bu nedenle okul güvenliği anlayışının merkezine güvenlikçi değil, rehberlik ve psikososyal destek odaklı bir yaklaşım yerleştirilmeli.

Günümüz gençliği; akademik baskılar, kimlik arayışları, aile içi sorunlar, ekonomik güçlükler, dijital bağımlılık, akran zorbalığı ve gelecek kaygısı gibi çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya. Öğrencilerin davranışlarını yalnızca risk veya tehdit perspektifiyle değerlendirmek, gençleri anlamaktan çok onları denetleme anlayışını güçlendirebilir.

Oysa eğitim kurumlarının temel görevi öğrencileri izlemek değil, onları tanımak, anlamak ve desteklemektir.

Araştırmalar göstermekte ki okulda şiddeti, suça yönelimi, madde kullanımını ve okul terkini azaltan en etkili yöntem; öğrencilerle güçlü bağ kuran rehberlik hizmetleri, sosyal duygusal öğrenme programları ve koruyucu-önleyici psikolojik danışmanlık çalışmalarıdır.

Arslan Özdemir’in yazısı