Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada sanık Nevzat Bahtiyar’ın ‘nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan aldığı 17 yıl hapis cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ‘sanık aleyhine’ bozulması talebiyle Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan sekiz yaşındaki Narin Güran, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde ölü bulunmuştu.
Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet, komşu Nevzat Bahtiyar’a ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’den dört yıl altı ay hapis cezası verilmişti.
Mahkeme yeniden yargılama sonucu Bahtiyar’ın ‘nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
Bahtiyar için ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’den yargılama istendi
Diyarbakır Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sundu.
Dilekçede Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 17 yıl hapis cezasına karşı olunduğu belirtilerek şunlar söylendi:
“Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir.
Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir.
Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür.
Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir.”
‘Sanık, diğer sanıklarla iştirak iradesiyle öldürme eyleminde hakimiyet kurmuştur’
Bahtiyar’ın tüm aşamalarda farklı beyanlarda bulunduğuna değinilen dilekçede sanığın beyanlarına göre bir çocuğun bedeninin gömülmesi teklifini tereddüt etmeden kabul ettiği, büyük bir soğukkanlılıkla bu eylemleri gerçekleştirdiği söylendi:
“Sanık, ifadelerinin aksine bu durumdan en ufak bir rahatsızlık dahi duymamış, Narin’in cansız bedenini gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmiş ve hiçbir aşamada gerçek bir pişmanlık sergilememiştir.
Sanığın salt bir tehditle bu olaya karışmış olma ihtimali bulunmadığından, olayın başından itibaren diğer sanıklarla iştirak iradesiyle öldürme eylemi üzerinde hakimiyet kurmuştur.
Narin’in öldürüldüğü tarihten, cansız bedeninin bulunduğu tarihe kadar geçen süre, bu süre içerisinde suç delillerinin bulunamaması (Adli Tıp Kurumları tarafından yapılan onlarca araştırmalara rağmen herhangi bir delilin bulunmaması, delil bulunmayışına sebebinse söz konusu cansız bedenin uzunca süre suyun içerisinde kalması) karşısındaki bu durum, iştirak iradesini ortaya koyan Nevzat Bahtiyar yönünden iştirak içerisinde konumlandığı yerin adeta bir nişanesi ve göstergesidir.”
Dilekçenin sonuç ve talep kısmında şu ifadelere yer verildi:
“Olay günü sanıklar ağabey Enes, amca Salim ve anne Yüksel Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın olay saatinde baba Arif Güran’ın evi ve civarında bulundukları hususunun daraltılmış baz analiz raporu ve bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
Ayrıca Ulusal Kriminal Büro’nun raporuyla da desteklenen ahır-ev bölgesinde olay saatinde canlı hareketleri mevcut olup Narin Güran’ın ahır ve ev bölgesine ulaştığı belirlenmiştir.
Bu bağlamda sanıkların olayın sonuna kadar zaman ve mekan birlikteliği içerisinde oldukları ve bu eyleme taraftar olmadıklarını gösterecek şekilde engelleyici bir irade ortaya koymadıkları gibi fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ettikleri tespit edilmiştir.
Bildikleri gerçeği açıklamamak suretiyle Narin Güran’ın öldürülme saikinin kesin bir şekilde belirlenememesine sebebiyet vermişler. İştirak iradelerini ortaya koydukları, ‘kasten öldürme’ suçunun işlenmesinde suçun icrasını kolaylaştırma iradeleri yanında suçun işlenmesi sonrasındaki tutumları da göz önüne alındığında Narin Güran’ı boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdikleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri anlaşılmıştır.
Sanık Nevzat Bahtiyar’ın eylemine uyan TCK 37 delaletiyle TCK’nin 82/1-e maddesi kapsamında kalan ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, ‘nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçunu oluşturduğundan bahisle TCK’nin 39/1-2.c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında temyiz kanun yoluna başvuru hususu hasıl olmuştur. Kararın usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan bozulması talebi arz olunur.”