İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davası 19’uncu duruşmayla devam ediyor.
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ait cep telefonunun evinde bulunduğu iddia edilen İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner için suç duyurusu talebinde bulunuldu.

9 Mart’ta başlayan davada 407 kişi yargılanıyor. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun (Silivri Cezaevi) karşısındaki salonda görülüyor. Yargılamayı İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi yürütüyor. Tutuklu sayısı şu an İmamoğlu dahil 84.
Dün (8 Mart) mahkeme başkanı “Sanık Naim Erol Özgüner’in ifadesi var. Özgüner ifadesinde, ‘2013 yılında CHP Genel Merkezi’nde çalışan Orhan Gazi Erdoğan’dan son seçim verisini talep ettim. Bana verdi, verileri ‘ifadesinde ne demek istiyor?” diye sormuştu. CHP’nin bilgi işlem sorumlusu tutuklu Orhan Gazi Erdoğan şöyle yanıt vermişti:
“Neden böyle dediğine dair bir bilgim yok. Bizde sandık bilgisi yok. Seçmenin adı soyadı ve adresi vardı.”
Bugün çapraz sorguya alınan İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göre “Savcı telefonun Erol Özgüner’de olduğunu biliyordu” dedi. Bunun üzerine İmamoğlu da “İddia makamı şaibelidir sayın hakim şaibelidir” diye konuştu.
Duruşmayı takip eden gazeteci Gülşah İnce savcının Özgüner hakkındaki suç duyurusu talebini şöyle duyurdu:
“Tutuklu Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu’nun etkin pişmanlıktan faydalanıp serbest bırakılan Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner ile sözleri sonrası, İBB davasının savcısı, Özgüner hakkında suç duyurusu talebinde bulundu.”
Özgüner’le ilgili iddianamede geçenler
AA’nın haberine göre İmamoğlu’nun teslim etmediği telefonlarından birinin Özgüner’in ikametinde saklı olduğu ihbarı edilmiş. Özgüner’in evinde 12 Mayıs 2025’teki aramada İmamoğlu’na ait içinde sim kart olmayan bir telefonun ele geçirildiği iddianamede anlatıldı.
İddianamede şu ifadelere yer verildi:
“Dosya kapsamına yansıyan bir kısım ifadelerde de suç örgütü elebaşısı, yöneticileri ve üyelerine ilişkin operasyon yapılmadan önce haberdar oldukları ve bu kapsamda tedbir alınmaya çalışıldığı hususu defaten dile getirilmiştir.
Şüpheli Erol Naim Özgüner’in alınan ifadesinde de cep telefonunun 19 Mart günü ‘Bu başkanın telefonu bunu ne yapacağız.’ şeklinde alelacele bir tavırla kendisine getirildiğini ve daha sonra bu telefonun kendisi tarafından saklandığını ifade etmiştir.
İçerisinde suç unsuru barındırmayan bir telefonun saklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, bu telefonun 19 Mart günü adeta ortadan kaybedilmeye çalışılmasının tesadüf ile izahı mümkün değildir.
Dolayısıyla bu telefonun şüpheliler Burcu Ciner Şimşek, Kadriye Kasapoğlu, Melih Geçek ve Naim Erol Özgüner tarafından saklanılmasının, suç delillerini gizleme gayesini taşıdığı aşikardır.“