İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davasında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, duruşma koşullarına tepki gösterdi.

9 Mart’ta başlayan davada 407 kişi yargılanıyor. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun (Silivri Cezaevi) karşısındaki salonda görülüyor. Yargılamayı İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi yürütüyor.
Son duruşmada 18 kişi ara kararla tahliye edilmişti. Tutuklu sayısı şu an İmamoğlu dahil 84.
Bugün devam eden davada hem İmamoğlu hem Erdoğdu, duruşma koşullarına tepki gösterdi.
Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göre Erdoğdu, “Yemek, su yok. Aşağıda saatlerce soğukta bekletiliyoruz! Bu kadar eziyet olur mu?” diye isyan etti.
‘Paket yiyecekler bugün gelmedi’
Ardından söz alan İmamoğlu’ysa şunları söyledi:
“Sayın başkan, sayın heyet sabahları paket olarak gelen yiyecekler bugün gelmedi. Öncelikle şu hususu ifade etmek isterim: Bu uygulamaların mahkemelerin iradesiyle mi gerçekleştiği, yoksa cezaevi idarelerine ilişkin bir durum mu olduğu konusunda tereddütlerimiz bulunmaktadır.
Eğer mesele cezaevleriyle ilgiliyse, bizler de gerekli başvurularla katkı sunabiliriz. Ancak bu noktada sizin de etkinizin olup olamayacağına dair değerlendirmelerinizi önemli buluyor ve bu notu iletmek istiyorum.
Bir diğer husus, gündelik ihtiyaçlara ilişkindir. Özellikle öğle vakti yemek düzenine dair taleplerimiz olmuştu. Bu konuda süreci takip ediyoruz; ancak sizin de katkınızın olabileceğini düşündüğümüz için tekrar hatırlatmak isterim.
Zira anladığımız kadarıyla bu tür konularda farklı savcılıklar ve yürütme mekanizmalarının yetkisi söz konusu olabilmektedir.”
‘Ay sonunu beklemeden, ara kararlarla atılacak adımlar büyük bir katkı sağlar’
İBB başkanı şöyle devam etti:
“Sayın başkan, sayın heyet perşembe geç saatlere kadar süren savunmalar neticesinde 18 arkadaşımızın tahliye edilmiş olması bizleri elbette sevindirmiştir. Bu kararın, adalet ve vicdan açısından önemli bir başlangıç olduğunu düşünüyor; yaklaşımınızı kıymetli bulduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum.
Ancak bu çerçevede bazı hatırlatmalar yapma ihtiyacı da hissediyorum. Yargılamaya daha farklı bir perspektiften yön verilmesinin artık bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Zira ortada her gün özgürlüğünden mahrum kalan onlarca insan bulunmaktadır. İnsan hayatından eksilen her bir gün, telafisi mümkün olmayan bir kayıptır.
Yargılamaya olan güven sadece bu dosya açısından değil, aynı zamanda yüce Türk yargısının itibarı açısından da hayati önemdedir. Verilen her kararın bu itibara olumlu ya da olumsuz katkı sunduğunu belirtmek isterim.
Bugün gelinen noktada yalnızca tutuklular değil; adli kontrol tedbirleri bulunan birçok kişi de ciddi mağduriyet yaşamaktadır. Bazı insanların gelirleri tamamen ortadan kalkmış, kurumlarına, şirketlerine ve yaşam alanlarına müdahale edilmiştir. Ev hapsi gibi uygulamalarla hayatları ciddi şekilde sınırlandırılmıştır.
Daha da önemlisi, dosya kapsamında doğrudan ilgisi tartışmalı olan; yalnızca akrabalık ilişkileri nedeniyle tutuklu bulunan kişiler, babalarından dolayı mağdur olan evlatlar, büyük bir ızdırap içinde yaşam mücadelesi veren kadınlar bulunmaktadır. Hayatını devlete hizmete adamış bürokratların yaşadığı sıkıntılar da ortadadır.
Kanaatimce birçok kişi masumdur ve en azından tamamının tutuksuz yargılanması gerekmektedir. Ay sonunu beklemeden, ara kararlarla atılacak adımların hem vicdani hem de insani açıdan büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Bunun yanı sıra, halen durumu belirsiz şoförler, emekçiler, bürokratlar gibi farklı kesimlerden insanların da bu süreçten ağır şekilde etkilendiğini görüyoruz. Ağır ameliyatlar geçirmiş ve sağlık sorunlarıyla mücadele eden kişilerin dahi tutuklu bulunması, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.”
Mahkeme başkanı, yemek konusunu cezaeviyle görüşecek
Ardından söz alan mahkeme başkanı şunları söyledi:
“Zaten tutukluluk değerlendirmelerimizin süreç içerisinde devam edeceğini zaten belirtmiştik. Konutu terk edemeyen hiç kimse yok diye biliyoruz dosyada. Çünkü biz duruşma başlamadan önce, konutu terk etmeme tedbirlerinin hepsini kaldırdık dosyada.
Bu kumanya konusunu biz daha önce ilettik. Bunun bir tek akşam yemeği için buraya bir servis imkanı sunulabildiğini söylediler. Mevzuat olarak aslında onun uygun olmadığını ama bu yönde bir inisiyatif kullanıldığını, çünkü duruşmaların uzun sürmesi nedeniyle bu yönde bir uygulama yapabildiklerini belirttiler.
Yiyecek konusunu bilmiyorum, o cezaevinden getirilen husus. Normalde bizim o anlamda bir müdahale şansımız yok. Ancak ben, şifahi olarak görüşürüm. Gerekirse yapılabilecek bir şeyler varsa, bir çözüm yolu bulmaya çalışırız ona da.”
Bilinmesi gerekenler: Kime, ne kadar ceza isteniyor?
İddianamede İmamoğlu dahil yedi kişi ‘suç örgütü yöneticisi‘ olmakla suçlanıyor. Peki diğer isimler kim, ne kadar ceza isteniyor?
Ekrem İmamoğlu
‘Suç örgütü kurmak ve lideri olmak’la suçlanan İmamoğlu’na 849 yıldan 2 bin 430 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Suç işleme amacıyla örgüt kurmak’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delilerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet’.
Fatih Keleş
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e 556 yıl sekiz aydan 1542 yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.
Keleş’e yöneltilen suçlamalar şöyle: ’48 kez rüşvet’, ‘rüşvet alma’, ‘rüşvet verme’, ’55 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘sekiz kez suç gelirlerini aklama’, ‘Maden Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’, ‘çevre kirliliğine neden olma’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘irtikap’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ ve ‘haberleşmenin engellenmesi’.
Murat Ongun
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’a 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
Ongun’a yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Rüşvet’, ’53 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘suç gelirlerini aklama’.
Ertan Yıldız
İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’a 86 yıldan 251 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Etkin pişmanlık faydalanan Yıldız tahliye edilmişti.