ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın petrol ihracat merkezi Hark Adası’ndaki ‘tüm askeri hedefleri’ vurduklarını söyledi.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaş petrol piyasalarını sarsıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin aksaması ve bölgedeki petrol tesislerinin hedef alınması fiyatları şimdiye kadar en az yüzde 40 yükseltti.
Trump cuma akşamı kendi sosyal medya platformu Truth Social’dan ABD ordusunun İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını taşıyan stratejik Hark Adası’ndaki ‘tüm askeri hedefleri’ vurduğunu yazdı.
“Nezaketen adadaki petrol altyapısını yok etmeyi tercih etmedim” diye yazan Trump, İran’ı şöyle tehdit etti:
“Fakat İran ya da başkası Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin serbest ve güvenli geçişini engellerse kararımı derhal gözden geçiririm.”
İran medyasının aktardığına göre İran Silahlı Kuvvetleri, petrol ve enerji altyapısına saldırılması halinde bölgede ABD’yle işbirliği yapan petrol şirketlerine ait tesislerin ‘derhal yok edileceği ve küle çevrileceği’ni açıkladı.
‘Yasak Ada’
Basra Körfezi’ndeki 22 kilometrekarelik (yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğünde) Hark Adası, İran’ın sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle ‘Yasak Ada’ diye anılıyor.
Ülke ekonomisinin bel kemiği ada, İran ana karasının yaklaşık 30 kilometre açığında yer alıyor.
İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı bu adada işleniyor, bu da yılda yaklaşık 950 milyon varil petrole denk geliyor.
Yüzölçümü küçük olmasına rağmen İran’ın enerji altyapısının merkezinde yer alan adanın bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tanklarından oluşuyor.
Hark Adası’nda doğrudan petrol üretimi yapılmıyor.
İran kara sularında ve açık denizdeki Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahalarıyla karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı borularıyla adadaki depolama tesislerine taşınıyor.
Daha sonra petrol, depolama tanklarında saklanıyor ya da dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk ediliyor.

‘Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı’
Mücteba Hamaney 12 Mart’ta İran’ın yeni dini lideri sıfatıyla ilk kez konuşmuştu: ‘‘Düşmanlarımıza baskı yapmak için Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı. Gerekirse başka cepheler açılacak. Şehitlerimizin intikamını alacağız.’’
Bunun üzerine Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Ortadoğu’daki savaşın petrol piyasalarında ‘tarihin en büyük arz kesintisi’ne yol açabileceğini duyurmuştu.
Brent petrol, ABD/İsrail-İran savaşı öncesi 70 dolar seviyesindeydi. Savaşın başlamasıyla yükselişe geçmiş, geçen haftayı 88,89 dolardan kapatmıştı. 9 Mart’taysa varil başına 119,50 dolara kadar yükselmişti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın aynı gün savaşın biteceği sinyalini vermesiyle petrolün fiyatı düşmeye başlamıştı.
Fakat Trump’ın 11 Mart’ta ‘işi bitireceğiz‘ diyerek savaşı sürdüreceğini açıklamasıyla İran yönetimi bölgedeki ekonomik hedeflere misilleme saldırılarını artırdı.
Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı ve çevresinde çok sayıda ticari gemi vuruldu.
Brent petrolün varil fiyatı TSİ 04.53 itibarıyla 103,14 dolar.
1450 sivil öldürüldü
Al Jazeera’nın aktardığına göre 28 Şubat’tan bu yana ABD-İsrail saldırılarında İran’da yaklaşık 1450 sivil öldürüldü.
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki bir sağlık merkezine düzenlediği saldırıdaysa 12 sağlık çalışanı öldürüldü. Böylece İsrail saldırılarında Lübnan’da 103’ü çocuk olmak üzere toplam 773 insan öldürüldü.
Hürmüz Boğazı neden önemli?
Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.
Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.

İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı Türkiye de enerji fiyatlarındaki yükselişten en fazla etkilenecek ülkelerden biri.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük kısmını Çin başta olmak üzere Asya’daki alıcılar oluştururken küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası aksaklıklar Avrupa başta olmak üzere fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Petrol ticaretindeki uzun süreli aksamanın İran ekonomisini de olumsuz etkilemesi bekleniyor.