Alp Altınörs: Trump'ın maskesiz emperyalizmi artık yalanlara ihtiyaç duymuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Trump’ın maskesiz emperyalizmi artık yalanlara ihtiyaç duymuyor. Evet, hâlâ ‘narko-terörizm’ gibi zırvaları söylüyorlar ama laf olsun diye. Petrolün peşinde olduklarını gizlemeye bile gerek görmüyorlar. Doğal kaynaklara el koymanın kâr oranını yükselttiğini Marx, Artı-Değer Teorileri’nde ortaya koymuştu. Gerçekten de büyük tekellerin en sevdiği şey madenleri ele geçirmektir.

Böylece onlar sadece kâr oranının üzerinde bir tekel kârının, rekabetin eritemediği bir kalıcılıkla ortaya çıkmasını ve sürgit devam etmesini sağlar. Ne var ki Venezuela’nın denizden ve havadan işgali sadece petrolle ilgili değildir. Esas olarak Bolivarcı düşünceyi yok etmekle ilgilidir. Kıtasal birleşme ve bağımsızlık fikri, tıpkı 19. yüzyıldaki Monroe Doktrini’nde olduğu gibi, Trump’ın Donroe Doktrini’nde de başlıca hedeftir.

Bu yüzden, ABD’nin 150 uçakla Venezuela hava sahasını işgal edip Maduro ile eski Meclis Başkanı Cilia Flores’i kaçırdığı, 100 kişiyi katlettiği vahşi terör saldırısına psikolojik savaş da eşlik etti. Önce “Maduro kendisi teslim oldu” dediler, yalan çıktı. “Hiçbir direniş olmadı” dediler, çok sayıda Venezuela ve Küba askerinin direnirken öldüğü ortaya çıktı.

Maduro’nun ‘kartel lideri’ olduğunu söylediler ama iddianamesinde bu suçlama yer almadı. En son yalanları ise Delcy Rodriguez’in ‘Maduro’yu sattığı’ yönünde. Delcy her konuşmasında Chavez’e, Maduro’ya Simon Bolivar’a vurgu yaparak, bu yalanı da teşhir ediyor. Ama Yunus Paksoy gibi Trump sözcüsü kalemler yalandan vazgeçmiyor.

Alp Altınörs’ün yazısı