Mine Ataman: Küçük çiftçiler küresel tarımın sigortası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Özellikle Sahra Altı Afrika ve Asya’daki küçük çiftlikler, batı ülkelerinin meyve, sebze, bak­lagiller ve kök yumru gibi bit­kisel ürünlerinin önemli bölü­münü tedarik ediyor. Avustral­ya’daki arazilerin sadece yüzde 1’ini oluşturan küçük çiftlik­ler ülkenin gıda ihtiyacının yüzde 15’ini, Kanada ve Avru­pa’da ulusal gıda ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor. Küçük çiftçiler incelenen 46 ülkenin 46’sında ortalama 5 milyar in­sanın gıdasını üretiyor. Natu­re Sustainability’de yayınla­nan bir makaleye göre küçük çiftlikler küresel tarım arazi­lerinin yüzde 24’ünü kullana­rak tüm gıdaların yüzde 34’ünü üretiyor.

Küçük çiftçiler küresel tarımın sigortası. FAO’nun son Gıda ve Ta­rım Durumu raporunda da yer alan araştırmaya göre ‘küçük çiftçiler için gıda ve toprak gü­vensizliği, dünya için gıda gü­vensizliği demek. Yoksul ülke çiftçilerine, zengin ülkelerden gelen yardımların kesilmesi’ küresel gıda güvencesi riskini artırıyor. Uzmanlara göre ‘kü­çük çiftçileri desteklemek sos­yal bir politikadan öte küresel gıda güvenliği için bir piyasa istikrarı politikası, milyarların gıda güvencesi demek’. Yoksa büyükler kartel oluşturup fiya­tı manipüle edebilir, gıda fiyat­larını yükseltebilirler.

Velhasıl, çiftçiler çoğu za­man eli öpülesi denilerek kut­sallaştırılan ancak GSYİH’dan en düşük paya sahip meslek grubu. İtibari düşük, sosyal izolasyonu, intihar oranı yük­sek. Son yıllarda iklim felake­ti kaynaklı belirsizlikleri, ge­lir kayıplarını iliklerine ka­dar hisseden çiftçiler her şeye rağmen kentleri doyurmaya devam etse de kentlerin kon­forundan en az onlar faydala­nıyor.

Mine Ataman’ın yazısı