Bekir Tamer Gökalp: Toryum rezervleri Türki­ye'yi uzun vadeli enerji tartışmalarının parçası haline getiriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eskişehir başta olmak üzere bazı bölge­lerde tespit edilen nadir toprak element­leri, Türkiye’yi enerji ve savunma teknolo­jileri açısından stratejik bir konuma taşı­yabilecek nitelikte. Neodimyum, lantan ve benzeri elementler; rüzgâr türbinlerinden elektrikli araç motorlarına, radar sistem­lerinden yüksek hassasiyetli elektronikle­re kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Çin’in bu alandaki hâkimiyeti, son yıllar­da ABD ve Avrupa’yı ciddi biçimde tedirgin ediyor. Türkiye, doğru sanayi ve diplomasi hamleleriyle bu denklemde dengeleyici bir aktör olabilir.

Benzer şekilde, toryum rezervleri Türki­ye’yi uzun vadeli enerji tartışmalarının do­ğal bir parçası haline getiriyor. Bugün için toryum bazlı nükleer santrallerde ticari öl­çekte yaygın değil. Ancak orta ve uzun vade­de daha güvenli ve daha düşük atık üreten reaktör teknolojileri gündeme geldikçe, bu madenin stratejik değeri daha görünür ha­le gelecek.

Türkiye açısından mesele “Hangi madene sahibiz?” sorusundan çok “Bu madeni han­gi stratejiyle yöneteceğiz?” sorusunda dü­ğümleniyor. Bor, nadir topraklar ve toryum; doğru bir çerçeveyle ele alındığında yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir kaldıraç işle­vi görebilir.

Bekir Tamer Gökalp’in yazısı