Deniz Ülke Kaynak: Yemen eskisinden çok daha sıcak bir cepheye dönüşecek gibi duruyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsrail’in geçtiğimiz hafta Somali­land’in bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olarak Kızıl Deniz’in Hint Okyanusu’na çıkışını sağlayan Bab-ül Mendep boğa­zına doğru yeni bir hamle yapması bir tesadüf değil. Bu hat Avrupa-Asya tica­retinin kalbinde yer alıyor ve tüm kü­resel ticaretin yüzde 15’i bu boğazdan geçe­rek, Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz’e ula­şıyor. Mumbai-Dubai-Haifa üçlüsünü birbirine bağlayan IMEC anlaşmasın­dan sonra öneminin kısmen azalacağı söylense de ticari rota olarak tam mer­kezde kalmaya devam edeceği kesin.

Bu bölge askeri bakımdan da ayrı bir öneme sahip. Somaliland’in karşı kıyı­sında Yemen savaşı devam ediyor. Böl­gedeki çatışmalar küresel deniz tra­fiğini önemli ölçüde aksattığından ve sigorta maliyetlerinden ötürü ticari ge­miler Afrika’nın güneyinden Ümit Bur­nu’nu dolaşmayı bile göze alabiliyor.

Somaliland’in kuzeyindeki Cibuti, Çin’in denizaşırı bir ülkedeki tek aske­ri varlık noktası. Bu üs üzerinden Hint Okyanusu’ndan Avrupa’ya akışı izle­me, koruma ve gerektiğinde müdahale etme imkânını kurumsallaştırmış du­rumdalar. İsrail’in bölgeye girişi ise ka­nımca bize ABD adına yapacağı yeni gö­revlerin gelecek projeksiyonunu göste­riyor. ABD yönetimi kendisinin açıktan yapamayacağı norm dışı bir uygulama­yı yine kötü polisine yaptırıyor. Yemen eskisinden çok daha sıcak bir cepheye dönüşecek gibi duruyor. Denizlerdeki küresel rekabet ise yaklaşık 80 yıl son­ra Nicholas Spykman’ın ‘Rimland’ (kı­yı kuşak) teorisine uygun bir biçimde şekilleniyor.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı