Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında. Türkiye toplumunun seçim kavramıyla tanışması ise daha eski. Seçim kavramı, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden itibaren eksikli ve bugünkü anlamından uzak da olsa toplumun sözlüğünde yer almaya başladı. Şimdi bakmayın siz Türkiye’yi salt bir Ortadoğu ülkesi gibi tanımlamaya, Suriye, Irak veya İran’la karşılaştırarak yorumlamaya çalışan yerli ve yabancı oryantalistlere, ülkenin siyasi kültürünün oluştuğu yer Doğu Avrupa, daha da net söylemek gerekirse Balkanlardır. Osmanlı’dan kopan Balkan devletlerindeki siyasal ve toplumsal gelişmeler, siyaset yapma biçimi kısa sürede Türkiye’deki siyasal kültürü de şekillendirmiştir. Bunu anlamak için Osmanlının son dönemini ele alan birkaç kitap okumuş olmak yeterlidir.
Bu siyasal kültürün özellikleri ve özgünlükleri var. Demokratik haklar, özgürlük, eşitlik hatta insan hakları gibi kavramlar konusunda kolaylıkla esneyebilen Türkiye toplumu iş genel oy hakkına ve seçimlere gelince farklı bir yaklaşım sergilemektedir. Cumhuriyet tarihinde yaşanan askeri darbelerin ardından halka ilk verilen sözün “seçimlerin en kısa zamanda yapılacağı” olması rastlantı değildir.
Cumhuriyet tarihi aynı zamanda tartışmalı, kavgalı kimi zaman alabildiğine hileli seçimlerin tarihidir ancak değişmeyen kural iktidarların seçimle değişme ihtimalinin korunmasıdır. Türkiye halkı o ihtimali tutkuyla sevmektedir.