Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
TÜİK, 2025 yılı Ocak-Mart dış ticaret verilerini açıkladı. Üç aylık dış ticaret açığımız 20 milyar dolardır. Böyle giderse yıl sonuna kadar 80 milyar dolar civarında olacaktır. Neden bu kadar dış açık veriyoruz? Milli dış ticaret politikamız yoktur. Üç ayda toplam dış ticaret açığımız 20 milyar dolar, ama ihracatımızın yalnızca yüzde 3,6 sını yaptığımız Çin ve Rusya’ya olan dış ticaret açığımız daha fazla 20,8 milyar dolardır. Buna karşılık ihracatımızın yüzde 49,6’sını yaptığımız AB ve İngiltere’ye 4,5 milyar dolar dış ticaret fazlamız var. Avrupa’dan kazanıp, Çin ve Rusya’ya veriyoruz.
Dış ticaret açığından kurtulmak için Türkiye’de üretimde kullanılan ithal girdi payını azaltmak gerekiyor. Bunun için de; yüksek ithal girdi kullanan sektörlerde İthal İkamesi politikası uygulamak gerekir. Ara malları ve hammadde üretimine yüksek teşvik vermek gerekir.
Kamu yatırımlarında ve alımlarda yerli üretim öncelik vermek gerekir. Yüksek teknoloji yatırımlarını artırmak ve bu paralelde Üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmek gerekir. Bu uygulamaları sektörel ve bölgesel kalkınma planları doğrultusunda yapmak gerekir. Elbetteki başta yatırım altyapısını oluşturmalıyız. Ama sonrasında niyet etmek ve başlamakta işin yarısını çözmek demektir.