Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
1 Mayıs İşçi Bayramı, önceki gün yurdun dört bir yanında kutlandı, 78 ilde ve 200’ü aşkın noktada işçilerin, emekçilerin 1 Mayıs’a sahip çıktığı görüldü. Ülke çapında son yılların en yaygın katılımının sağlandığı bir kutlama olduğunu söyleyebiliriz. Diğer bir ifade ile işçiler, emekçiler “Biz de varız” demek istediler. İşçi sınıfı, nicel varlığı ile 1 Mayıs’ta bir görünürlük kazandı ama henüz sınıfın toplumsal muhalefete öncülük edecek bir konumda olduğunu da ifade edemeyiz.
Yağmur ve olumsuz hava koşullarına rağmen Kadıköy’de ve Kartal’da coşkulu bir katılım söz konusuydu. Özellikle onbinler Kadıköy Rıhtım Meydanı’nın her tarafını kapladı, Kartal’da da alanın küçüklüğü nedeniyle Türk-İş üyesi işçiler meydana sığmadı. İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre, her iki mitinge katılanların sayısı 65 bin dolayındaydı. Öte yandan Taksim Meydanı, güvenlik güçleriyle tam bir abluka altına alınmıştı. Valiliğin açıklamasına göre 400’ü aşkın kişi gözaltına alındı.
İşçi sınıfı “Biz de varız” diyor ancak öncü bir sınıf olarak nicelikten ziyade niteliksel anlamda, siyasal yönden ağırlığını henüz ortaya koyamıyor. Burada görev daha ziyade sosyalist partilere düşüyor. Öncü işçilerden hareketle sınıfın hem sendikal, hem de politik düzeyde örgütlenmesinin güçlendirilmesi ve siyasal bir hedefe yönlendirilmesi gerekiyor.