MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Türkiye’de nargile içimi giderek büyüyen bir sorun. Devletin teşvik ettiği nargile üretimi, tüketimi de patlattı. Belgeli, belgesiz onbinlerce işletmede nargile ‘servis’ ediliyor. Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek, nargile kültürünü devletin yarattığını söyledi.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu resmi hesabından yakın zamanda paylaşılan mesaja göre, bir nargile içiminde alınan nikotin miktarı, bir sigara içiminden alınan nikotin miktarının yüzde 70 fazlası. Bir sigara içiminde ortalama 8-12 kez duman çekilirken, bir nargile içiminde ortalama 20-200 kez duman çekiliyor. Bir saatlik nargile içimi, ortalama 50 sigara içimine denk düşüyor. Ayrıca nargilede arsenik, kobalt, krom, kurşun miktarı sigaraya göre çok daha yüksek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sık sık tütünle kararlılıkla mücadeleye devam edildiğini söylüyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bakanlığın Tütün ve Tütün Ürünleri İle Mücadele Çalıştayı’nı düzenlediği 13 Şubat’ta, “Hedefimiz dumansız Türkiye” mesajını verdi.
Türkiye’nin tütün mücadelesi çelişkilerle dolu
Ancak ülkede tütünle mücadele konusunda ciddi bir paradoks var. Hatta geriye gidildiğini söylemek abartı olmaz.
Pıtrak gibi adım başı biten nargile kahvelerinin yanı sıra nargilelik tütün mamulü arzının boyutu da kamunun tütün mücadelesiyle ilgili tutumunu gösteriyor.
Nargile, yasaları hiçe saymak için kullanıldı. Nargile sunan işletmeler yeterince denetlenmedi ve denetlenmiyor.
Halen piyasaya arz izni verilen 2 bin 721 (Mart 2024 verisine göre) nargilelik tütün mamulü ürünü var. 58 firmaysa nargilelik tütün üretim ve ticareti için ruhsatlı.
Her aşamada devlet teşvik ediyor
Sadece 2008-2020 arasında Türkiye’nin nargile ihracatı 362 kat arttı. Bunun sebebi, tütün ürünlerine özellikle de nargileye devletin destek vermesi. Nargile üretmek isteyenler makine teçhizatı, KDV indirimi, sigorta primi teşviki gibi devletten ciddi yardım alıyor. Haliyle bu teşvikler, nargile tütünü üretimini de artırdı.
Üretimi azaltmaktan mücadelenin önemli bir bileşeni. Elbek “Bir yandan ‘ölüm’ ihraç ederken, diğer yandan iç piyasada da nargile üretimi yaygınlaştı. Aslında bu nargile tüketimini ülke çapına yayma politikası” dedi.
Nargile kahvelerinin de 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Kanunu’na uyması gerekiyor.
Ancak kahvelerin alanlarının yüzde 50-70’inin tamamen kapalı olduğunu belirten Elbek, verilen tavizleri şöyle sıraladı: “Denetim hemen hiç yok. Resmi izinli (ruhsatlı) nargile kahvelerin sayısı çok az. Ruhsatlı olanların sayısı bin-bin 500’ü geçmez. Oysa İstanbul’da sadece tek ilçede bile yüzlerce nargile kafe var. Bunun anlamı, ülkede tüketilen nargilelerin yaklaşık yüzde 90’ı kayıt dışı. O zaman kamusal otorite nargile tüketimini aslında teşvik ediyor. Hem üretim hem ihracat teşvikleri vererek hem de kayıt dışı sektör haline getirerek bunu yapıyor.”
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve yayınlanan 2019 Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’na göre, 2017’de nargile kullanım sıklığı erkeklerde yüzde 6,9; kadınlarda kadınlarda yüzde 3,2; toplamda yüzde 5,8.
Küresel Yetişkin Tütün Araştırması (KYTA) 2008’in erkeklerde yüzde 4’lük nargile kullanım sıklığı verisiyle kıyaslandığında, Türkiye’de nargile kullanım sıklığının yüzde 73 oranında arttığı hesaplanıyor.
‘Nargile kültürünü kamu yarattı’
Nitekim yıllar içerisinde Türkiye’de artan tütün üretimi piyasaya sunulan ürün çeşitliliğinin artmasına da yol açtı. Örneğin Nisan 2011-Ekim 2016 arasında ruhsatlı tütün ürünü sayısı yüzde 99 artarak 747’ye ulaştı. Türkiye’de şu anda yasal olan ve olmayan çok sayıda tütün ürünü piyasada bulunuyor.
Elbek “Ürün ne kadar çeşitlenirse, alıcısı o kadar fazla olur” dedi.
Elbek ortam böyleyken, içicilere “Peki sen neden bunu içiyorsun?” diye müdahale etmenin, elinden sigara paketini almanın doğru bir ‘mücadele’ yöntemi olmadığını söyledi: “Türkiye mevcut haliyle tütün ürünlerini kontrol eden değil, destekleyen, buradan ciddi vergi geliri elde eden bir ülke. Üretim bazında hiçbir müdahalede bulunmamak, tütünü teşvik etmek demek. Kamu otoritesi çok uzun zamandır sadece ‘içmeyin’ diye uyarıyor.”
Tütünle mücadelenin kişisel sorumluluğa bırakılması doğru değil. Çünkü nikotin nedeniyle bağımlılık yapan bir madde. Kişinin bile isteye içmediğini ifade eden Elbek endişeli: “Kullanıcı bağımlı olduğu için bırakmakta çok zorlanır. Dünyada ‘bilerek içiyorsan sonuçlarına da katlanırsın’ denilmeye, bireye daha ağır bir fatura çıkarılmaya başlandı. Korkarım Türkiye de bu yolda ilerliyor.”
Elbek nargile kültürünün, kamu otoritesi tarafından istenilerek yaratıldığını söyledi: “Bence sigaradan daha büyük bir problem haline geldi. Çünkü tümüyle kayıt dışı. Kayıt dışı olan bir şeyi de denetlemek, takip ve kontrol etmek mümkün değil.”
Sigaradan sağlıklı değil
Nargile kullanımın yaygınlaşma nedenleri arasında, geleneksel kültürün devamı olarak görülmesi, sağlık riskleri konusunda yanlış bilgi sahibi olunması, ucuz ve kolay ulaşılabilirliği, gençleri cezbedici aromalarla sunumu, özellikle de mekânların ve sunulan ürünlerin denetimindeki yetersizlikler sayılıyor.
Nargilenin sigaraya göre daha ‘sağlıklı’ olduğunu düşünmek hata. Nargile içmek daha fazla zaman alır ve daha derin duman solunmasını gerektirir. İçim şekli nedeniyle, sigara dumanından çok daha fazla zehirli madde konsantrasyonu solunur. Nargile dumanında sigaraya oranla daha yüksek miktarda arsenik, kurşun ve nikel, 36 kat daha fazla katran, 15 kat daha fazla karbon monoksit bulunur.
Nargile içim seansı ne kadar uzun olursa o kadar fazla nikotin ve toksik madde alınır. Bir saatlik nargile içiminde, bir sigaradan solunan duman hacminin 100-200 katı kadar duman solunur. Nargile içenler sigara içenlerle aynı hastalık risklerini taşırlar. Bunlar ağız kanseri, akciğer kanseri, mide kanseri, yemek borusu kanseri, akciğer fonksiyonlarının azalması ve düşük doğurganlık.
Yaygın akciğer hasarına yol açıyor
Göğüs hastalıkları uzmanı da olan Elbek marpuçların (ağızlık) çoğu zaman ortak, sterilize edilmeden kullanıldığını belirterek “Bu yolla grip ve başka bulaşıcı hastalıkların geçtiğini biliyoruz. Tütün kömürle temas ettiği için karbonmonoksit zehirlenmesi de daha fazla görülüyor. Ayrıca yine nargile (ve e-sigara içenlerde) yaygın akciğer kanaması ve hasarı görüyoruz. Bu içinde klasik tütün ürünlerinden farklı şeyler olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor” dedi.
Nargileciler ‘sağlıklı’ olması, tütünün zararlarını bertaraf etmesi için içerisine vitamin, antioksidan, mentol vs. ekliyorlar.
Elbek şöyle devam etti: “Bu pazarlama taktiğiyle içiciler şöyle düşünüyor; ‘Evet tütün, nargile veya e-sigara içtiğim zamanlar zarar alıyorum ama içerisine örneğin mentol, vitamin E koyuyorum veya antioksidan bir şeyler içiyorum. İçindeki yeni madde, öbürünün zararını nötrleştiriliyor ve azaltıyor’. Böylece bağımlılık devam ediyor.”
Aromalar bağımlılığı artırıyor
Bir başka pazarlama stratejisi nargilenin içine katılan güzel kokulu aromalar. Tütün endüstrisi sigarayla giremediği pazarlarda nargile gibi unutulmuş geleneksel tütün ürünlerine aromalar katarak yeniden canlandırdı. Böylece tutucu toplumların kadınlarına kabul edilebilir bir ürünle ulaştı. Daha sonraki ürünlerinde de (e-sigara vs.) kullanacağı aroma ve tatlandırıcıları kullanmaya devam etti. Aromatik nargile, 1990’lı yılların salgınını Orta Doğu’da başlattı ve bütün dünyaya yayıldı.
Türkiye’de ve dünyada yürütülen sayısız araştırma, aromalı nargile ürünlerinin piyasaya sürülmesine paralel olarak, nargile kullanımının hızla arttığını, nargilenin ticari sunumun tam da söz konusu yıllarda patlama yaşandığını gösteriyor.
Elbek bazı aromaların bağımlılığı artırdığını söyledi: “Aromalar tütünle birlikte hem bağımlılığı artırıyor hem de akciğerlere, tütünden bağımsız zarar veriyor.
Akciğer, vitamin, antioksidan veya mentol solunduğunda iyileşecek bir organ değil. Bilakis sadece temiz hava ister. Bir dönem ABD’de e-sigara kullanımından kaynaklanan ölümlerin en önemli nedeni bunlara katılan E vitaminin solunmasıydı.
Aromalar, vitaminler, antioksidanlar tütünle birleştiğinde hem bağımlılığı artırıyor hem de daha az zararlı olduğunu düşündürerek daha çok içiriyor.”
Sayılarla nargile üretimi
Türk Toraks Derneği’nin Tütün Kontrolünde Güncel Tehditler (https://toraks.org.tr/site/sf/books/2022/11/89631f8c416b7460379a2205f33b1dca5ba6d0392955cfbf42aaa38e1402d90d.pdf ) kitabındaki verilere göre:
- 2021’de kayıtlı olarak 10 milyon 976 bin 829 kilogram nargilelik tütün mamulü üretildi.
- 837 bin 779 kilogram bandrollü ürün iç piyasada pazarlandı, 10 milyon 299 bin 833 kilogram ihraç edildi.
- Covid-19 pandemisi dolayısıyla nargilelik tütün mamulü sunumu yapılan işletmeler kapalı olduğundan tüketimin evlere ve işyerlerine kaydı. Bu süreçte ‘Nargilelik Tütün Mamulü Sunum Uygunluk Belgesi’ sahibi işletme sayısı 2017 sonu itibarıyla 2 bin 66 iken 2021 sonunda 1230’a düştü.
- İç piyasada tüketilen bandrolsüz nargilelik tütün mamulü miktarının toplamda 2 milyon kilogram civarında olduğu, bu ürünlerin en az yüzde 90’ının kayıt dışı üretim, geri kalanın da gümrük kaçağı ürünlerden oluştuğu tahmin ediliyor.
- Belgeli ya da belgesiz faaliyette bulunan on binlerce işletmede ve satıcıda bandrolsüz ürün sunumu ve satışı yapılmıştır. İşletme niteliği farklı olan (restoran, lokanta, kafe, otel, dondurmacı, tatlıcı vb.) iş yerlerine ve açık alanı olmayan işletmelere verilen ruhsatlar tüketimi körüklüyor.