Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Galatasaray’ın Türk futbolu için beka sorunu olduğunu savundu.

Koç basın toplantısı düzenledi. Toplantının öznesinin Galatasaray olacağını söyleyen Koç şöyle devam etti:
* Son dönemlerde ‘ananas, proje’ gibi deli saçması söylemler içindeler. Biraz daha onları ülkemize daha iyi tanıtmayı amaçlıyorum. Böyle bir basın toplantısı yaptığım için de üzüntülüyüm. Rakibimizin düşürdüğü seviye mezbahayı aratır durumda. Hem kendi camialarını kışkırtıyorlar hem de bu kadar haksızlıkla mücadele ediyorken bizim camiamızı da tahrik ederek milyonları kışkırtarak suç işliyorlar.
‘Galatasaray’ın Türk futbolu için bir beka sorunu olduğunu hatırlatacağım’
* Galatasaray’ın Türk futbolu için nasıl büyük bir beka sorunu olduğunu yaşanmış örneklerle hatırlatacağım, onların yaptığı gibi hayali düşmanlarla değil. Galatasaray başkanı ve yöneticilerinin nasıl bir yol çizdiğini sizlere sunmaya çalışacağım. Sadece futbolda değil, kötülükte de Şampiyonlar Ligi’nde olduğunu, kazanmak için her şeyin mubah olduğunun kültür haline geldiğini biraz sonra paylaşacağım. Sonunda tarihin sayfalarında yer alan kirli ilişkileri ortaya çıkacaktır.
* Kendisine yapılmak istemeyeni başkasına yapmakta çekinmezler. Hatta ortalığı karıştırıp iki hafta önce olduğu gibi Ankaragücü maçında, bundan da nemalanırlar. Arzu ettiklerini elde etmek için hak, hukuk tanımazlar, kul hakkı yemekten çekinmezler. Türlü türlü tehdit, şantaj ve itibar suikastı yaparak özellikle hakemleri ve kurulları baskı altında tutarlar, bunu yaparken de hayali düşmanlar yaratırlar. Kazanılan bir maçın ardından rakiplerini aşağılarlar, bundan paye çıkarırlar. En son Beşiktaş-Galatasaray derbisinde görüldüğü gibi.
‘Öyle bir sallıyorlar ki’
* Bu kulübün Türk futbolunun bekası için ne büyük bir tehdit olduğunu anlatabileceğimi umuyorum. Bir puan kaybı sonrasında, işler iyi gitmeyince, ya da kendi maçlarında lehlerine olan hakem hatalarını örtmek için ortalığı birbirine katarlar, “Elimizde VAR kayıtları var“, “Ligi bitirtmeyiz“, “Sezon bitince her şeyi açıklayacağız” derler, lig bitince sus pus olurlar. İşler iyi gidince de “İtidalli, sağ duyulu olalım” derler. Futbolun marka değeri için mücadele ettiklerini söylerler. Hatta onlar olmasa, Türk futbol takımlarının Avrupa’ya gidemeyeceklerini iddia ederler. Kendileri için değil tüm kulüpler için adalet arayışında olduklarını söylerler.
* Öyle bir sallıyorlar ki istediklerini söylemeyenlere, hiç bulaşmamak daha iyi. TFF yönetimi ve kurulları, Galatasaray için ne anlam ifade etmektedir? Bu durum ligdeki gidişata göre mi değişiyor yoksa danışıklı dövüş mü var? Kulüpler Birliği’nde TFF’ye adeta siper oldular. Çok kısa bir süre sonra aynı TFF’yi tarihin en kötü başkanı olarak ilan edip tüm kurullarıyla istifaya davet ettiler. İki gün önce de hesap vermeye çağırdılar.
’10 gün sonra kendileri bire bir aynısını yaptılar’
* Alanyaspor ile oynanan bir maçın devre arasında paylaşım yaparak rahatsızlığımızı dile getirdik. Kıyameti kopardılar. Ama 10 gün sonra kendileri bire bir aynısını yaptılar. Bir kişi bile “Fenerbahçe aynısını yaptı, biz neler söyledik. Riyakarlık yaparız, yapmayalım” demedi mi?
* Bunların bir taktikleri var, baskı oluşturmak için insanları kamuoyunun önüne atmak, itibar saldırısında bulunmak. “Fenerbahçe ile ilgili şirketlerde çalışıyor“, “Koç Grubu’nda çalışıyor” gibi alakasız konuları gündeme getirip söz konusu kişiyi kamuoyunun önüne atmayı hedefliyorlar. MHK Başkan Vekili Murat Ilgaz için ‘Fenerbahçeli’ dediler. Hayatımda ilk defa MHK başkanına değil başkan vekiline saldırıldığını gördüm. Geçen sezon PFDK başkanının Galatasaray formasını giymesini beklerlerken “Sırtında Fenerbahçe formasıyla karar alıyor” dediler. (eski) MHK başkanı Lale Orta’yı Okan Üniversitesi çalışanı ve Fenerbahçeli olduğu söylemleriyle baskı altına almaya çalıştılar. Cesur bir TFF başkanı olsaydı “Yahu kardeşim ben Galatasaray kongre üyesiyim. Benden önceki başkan Fenerbahçe yönetim kurulu üyesiydi, bir önce başkan Beşiktaş başkanıydı” der.
* TFF başkanının Galatasaray kongre üyesi olmasına, kendi yönetim kurulu üyesinin Koç Holding’de çalışmasına rağmen, divan kurulu başkanlarının daha önce Koç Holding’de çalışmasını görmezden gelerek utanmadan aynı algıyı yapıyorlar. O kadar uyanıklar ki yönetim kurulu üyesi hanımefendinin CV’sindeki ‘Koç Holding’ yazısını ‘bir holding çalışanı’ olarak değiştiriyorlar. Baskı yaparak, saldırarak, köşeye sıkıştırarak hep istediklerini elde etmeye alışmışlar. Bu yüzden Türk futbolunun beka sorunu diyorum. PFDK başkanını Fenerbahçeli olmakla suçladıklarından bir gün sonra Tahkim Kurulu başkanının oğlunu Galatasaray kongre üyesi yaptılar. Olabilir bu durum ama aynı şeyi biz yapsaydık ne olurdu?