İş dünyası, Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nda buluşarak sürdürülebilirlik hedeflerini ve çalışmalarından örnekleri paylaştı.

Sustainable Brands (SB) Turkey tarafından, sürdürülebilir ve yenileyici iş dünyasının gücünü açığa çıkararak iyi büyümeye giden yolu yeniden tanımlamak üzere bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen Sürdürülebilir Markalar Konferansı ‘Regenerating Local’ (Yereli Canlandırmak) temasıyla sürüyor.
12 Eylül Salı günü Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin pazarlama, marka, iletişim ve sürdürülebilirlik profesyonellerinin yüz yüze katılımıyla başlayan konferans katılımcıların büyük ilgisini çekti.
‘Sürdürülebirliliğin artık bir zorunluluk’ olduğunu belirten Sustainable Brands Turkey Ülke Direktörü Semra Sevinç açılış konuşmasında bu dönüşümün nasıl mümkün olacağını, şirketlerin değiştirmesi gereken stratejileri ve değişen tüketici beklentilerini katılımcılara aktardı.
Konferansta tüketicilerin sürdürülebilirliğe yaklaşımından, markaların sürdürülebilirlik stratejileri ve uygulamalarına kadar birçok konuda global konuşmacıların yanı sıra pazarlama, marka, iletişim ve sürdürülebilirlik profesyonelleri ile bağımsız uzmanlar, gerçekleştirdikleri çalışmalardan örnekler ve geleceğe yönelik hedeflerini paylaştı.

Sistemsel değişikliğe ihtiyacımız var
‘Greener Marketing’ kitabının yazarı ve marka stratejisti John Grant, mevcut durumda sürdürülebilirlik için dünya çapında hedefler koyulduğunu belirterek durumu sağlık sorununa benzetti: “Eğer küçük problemleriniz varsa ilaçlarla bunu düzeltebilirsiniz, ancak büyük bir sağlık probleminiz varsa tüm hayat tarzınızı değiştirmeniz gerekir. Sürdürülebilirlik için de tüm dünyanın sistemsel bir değişim geçirmesi gerekiyor. Bir sorunu düzelttiğinizde bir başka sorunun ortaya çıkmasına neden olabilirsiniz. Bu nedenle tüm sorunları birlikte düşünmek ve hepsini birlikte çözebilmek için sistemsel bir değişikliğe ihtiyacımız var.”

Tüketiciler sürdürülebilirliğin ne anlama geldiğini bilmiyor
Ipsos tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye’de sürdürülebilir yaşam davranışlarının incelendiği ‘Sosyo-Kültürel Trend Araştırması 2023’ün sonuçlarının da açıklandığı konferansta, Türkiye’de tüketicilerin sürdürülebilirliğe yaklaşımına yönelik bilgiler de paylaşıldı. Araştırma sonucuna göre tüketicilerin yüzde 39’unun ‘markaların müşterilerinin iyiliğini önemsediğini’ düşündüğünü belirten Ipsos CCO’su Yasemin Özen Gürelli, tüketicilerin yüzde 65’nin daha sürdürülebilir olmak için ne yapacaklarını bilemediklerini aktardı.
Türkiye’de tüketicilerin yüzde 51’inin sürdürülebilirlik kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğini vurgulayan Gürelli, şöyle konuştu: “Birilerinin tüketiciye liderlik etmesine ihtiyaç var. Markaların tüketicinin davranışını değiştirmesi ve bilinçlendirmesi gerekiyor. Bununla birlikte sürdürülebilir bir dünya için bireysel olarak harekete geçmek konusunda tüketicilerin yüzde 60 oranında ‘umutlu’ olması bizim için de umut verici bir sonuç.”
Bulaşıkta karbon ayak izini ortadan kaldırıyoruz
P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya’dan (CCAR) sorumlu Ev Bakımı Kategorisi Marka Direktörü Merve Yeşil Fazlı ise nasıl sürdürülebilirlik odaklı ürünler geliştirdiklerini anlattı: “Fairy ve Ariel markalarımızın kısa programda, soğuk suda bile etkili formülleri sayesinde günlük hayatımızda oluşturduğumuz karbon ayakizini önemli derecede düşürmek mümkün. ‘Ön yıkama yapma’, ‘kısa programa geç’, ‘soğuk suya geç’ diyerek iklim dostu alışkanlıkların önünü açıyor ve kaynaklarımıza sahip çıkmanın önemini anlatıyoruz. Bulaşıkla ilgili karbon ayak izinin çoğu suyu ısıtmaktan kaynaklanıyor. Bunu ortadan kaldırabilirsek karbon ayak izinin de büyük kısmını ortadan kaldırabiliriz.”

Dünyayı harekete geçiren güzellik
L’Oréal Türkiye Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen de sürdürülebilirlik stratejilerini ‘Dünyayı harekete geçiren güzellik’ sloganıyla hayata geçirdiklerini belirterek, Loreal’in gelecek için yaptıklarında en büyük farkının kapsayıcılık olduğunu söyledi. Toplumsal fayda için devamlılık ilkesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Gökçen, şöyle anlattı: “20 yıldır devam ettirdiğimiz Bilim Kadınları projemiz buna bir örnek. Öte yandan deprem bölgesine verdiğimiz destekte de tüm markalarımızı harekete geçirdik. Yalnız ayni ve maddi destekler değil, Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte çalışarak sürdürülebilir yaşama destek olmak amacıyla güneş panelleriyle yenilenebilir enerji kaynakları oluşturduk, deniz suyunun arıtılması için çalışmalar yürüttük. Ayrıca çocuklara yönelik destekler verdik. Deprem bölgesindeki bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.”
Konferans bugün de çevrim içi olarak devam ediyor.