Mehmet Ocaktan: Arşivler asla unutmuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ancak biliyoruz ki HDP ile ilişki meselesinin esas mimarı AK Parti’dir. Çözüm sürecinde devlet-İmralı-Kandil üçgeninde yaşananları hepimiz hatırlıyoruz. Bu çerçevede hemen belirtmek gerekiyor ki ‘Çözüm Süreci’, Kürt meselesinin çözümü konusunda atılmış en cesur ve de doğru bir adımdı.

Belki doğru olan, sorunun Meclis’te çözülmesiydi. Ama unutmayalım ki o gün MHP ve CHP’nin karşı tavrı yüzünden parlamentoda çözüm adımı atmak çok da kolay değildi. Doğal olarak AK Parti iktidarı elini taşın altına koydu ve süreci kararlılıkla yürüttü. Ama ne yazık ki süreç akamete uğradı ve yeniden başa döndük. Doğrusu bugünden bakınca kimin suçlu olduğunu söylemenin çok fazla bir anlamı yok. İktidarın da hataları oldu elbette, ama esas itibariyle Suriye’deki kaos vesilesiyle kendisinde başka bir güç vehmeden PKK’nın şımarıklığının masanın devrilmesinde etkili olduğunu da kaydetmek gerekiyor.

Hal böyleyken AK Parti’nin sanki bütün bu süreçler hiç yaşanmamış gibi şimdi çıkıp, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun legal siyasi bir parti olan HDP’yi ziyareti üzerinden şeytan taşlama işine girişmesini insafla ve hakkaniyetle bağdaştırmak mümkün değildir.

Bir kere kimsenin insanların hafızasıyla alay etmeye hakkı yok, iktidar unutmuş olabilir belki ama arşivler asla unutmuyor.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı