Akif Beki: Bu kadarına yalan makinesi dayanmaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yağma yok; hem ilk günlerde yardıma gecikecek, hatta 40 gün sonra hâlâ çadır sorununu çözememiş olacak hem de sandıkta hesap vermekten kurtulacak. Var mı öyle üç kuruşa beş köfte!

Depremzede canının derdindeyken oy derdine düşüp orada siyasi propaganda yapıyor, rakibini karalıyor üstelik…

Yanına Hizbullah’ın uzantısı HÜDA PAR’ı alan Erdoğan, şuradan da yüklenmekte haksız mı:

“Bakıyorsunuz Bay Kemal, PKK terör örgütünün parlamentodaki uzantısıyla el ele, kol kola dolaşıyor mu? Bunlara en güzel cevabı 14 Mayıs’ta sandıkta vereceğiz.”

Hepsi tamam. Yalnız, Erdoğan’ın şu sözlerine katılmıyorum:

“Benim Adıyamanlı kardeşim, ‘yalan makinesi kim’ diye sorsak, kim olduğunu zaten bilir.”

Adıyamanlı bilir elhak, nasıl bilmesin; bu kadarına yalan makinesi dayanmaz, poligrafın bile devreleri yanar…

Fakat biz, yalancı değil de ters gerçekçi desek daha münasip kaçmaz mı!

Akif Beki’nin yazısı