Göçmen depremzede bu 3.2 milyon kişinin elini tutmak, seçme hakkını savunmak. Ona yol göstermek işlevini kim yerine getirecek?
İl ve ilçe seçim kurulları ya da Yüksek Seçim Kurulu’nun bu durumda bir şey yapmasını beklemek anlamsız.
Kalıyor geriye kanunla düzenleme. Kanun yoluyla düzenlemede ise böyle bir kanunu çıkaracak bir parlamento çoğunluğu yok. Şu anda Meclis’te çoğunluk AKP-MHP’dedir. Kaldı ki seçim ile igili yasal düzenlemeler için bir yıl beklememek için bir anayasa değişikliği gerekmektedir.
Bu durumda seçmenin dörtte birinin seçimde oy kulanamaması söz konusu. Bunların hepsinin de depremzede, yani iktidar lehine oy kullanmayacak kişiler olmaları, iktidara karşı oy kullanması olası seçmenlerin önemli bir bölümün sandığa gidememesi durumu ile karşı karşıya kalmamıza yol açmıştır.
Bu durumda da hiç kimse 14 Mayıs 2023 seçimlerinin dürüst olduğunu iddia edemez.
Depremde enkaz altında kalanlar son nefeslerine kadar nafile haykırdılar “Sesimi duyan var mı?” diye.
Şimdi enkaz altından sağ çıkanlar da sandık başında nafile haykırıyorlar:
– Sesimi duyar var mı?
Onların da sesini duyan yok.
Onların sesini de baskı, zulüm, talan, yağma, hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk, soysuzluk kesmiştir.