ALTAN SANCAR
altansancar@diken.com.tr
@altansancarr
İktidarın hedefi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu etkisiz hale getirip seçim öncesi ‘İstanbul’u ele geçirmek’ten ibaret değil. Nihai hedef, İmamoğlu’nu bir daha dönemeyecek biçimde siyasetin dışına itmek.

Yargı kararları üzerinden İmamoğlu’nun görevden uzaklaştırılıp yerine kayyım atanması, iktidar açısından güncelliğini koruyor. Ancak Diken’in öğrendiğine göre iktidar kanadının yaptığı bir toplantıda İmamoğlu’nun siyasi hayatını sona erdirebilecek seçenek üzerinde de duruldu.
İmamoğlu’na 14 Aralık 2022’de ‘hakaret’ gerekçesiyle hapis cezası verilip siyaset yasağı getirilmişti. Dava temyiz aşamasında. Bir yandan da İmamoğlu’nun ‘terör’den görevden alınması için hazırlık yapılıyor. Son olarak İmamoğlu hakkında ‘ihaleye fesat’ soruşturması başlatılmıştı.
Kimler katıldı, neler konuşuldu?
Diken’in ulaştığı bilgiler bu kıskaç sürecinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bizzat katıldığı 5 Ocak tarihli bir toplantıda ele alandığına işaret ediyor. Toplantıya Erdoğan’ın yanısıra, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, cumhurbaşkanlığı ve AKP’nin hukuk kurmayları ve AKP’nin seçim kampanyasının yürütücüleri de katıldı.
Toplantıda iki aşamalı yeni bir strateji benimsendi. İmamoğlu’na terör soruşturması başlatılmasıyla İBB’den bazı çalışanların ‘örgüt üyeliği’nden gözaltına alınabileceği, dolayısıyla İmamoğlu’nun da görevden alınabileceği konuşuldu.
Bu ‘ihtimal’e ilk itiraz AKP’nin seçim kampanya ekibinden geldi. Bunun kamuoyunda konuşulduğu ve muhalefet tabanının konsolidasyonuna yol açtığı aktarıldı. Gerçekleşmesinin ise kendileri aleyhine olabileceği belirtildi.
Erdoğan’ın çıkışı
Kampanya ekibi, bir süredir yürüttüğü araştırmaların bu yöndeki sonuçlarını da paylaştı. Bunun seçim sürecinde karşılarına zorluk olarak çıkacağı vurgulandı. Erdoğan’ın “Belediyeyi terör yuvası yaptı, yaptıkları yanına mı kalacak?” demesi üzerine kendisine İmamoğlu hakkında başka soruşturmalar da bulunduğu bilgisi verildi.
İki aşamalı plan
Bu noktada Erdoğan’a iki aşamalı bir süreç hakkında bilgilendirme yapıldı. İlk aşamada İmamoğlu’nun hapis ve siyasetten men cezası ceza aldığı, üst mahkemeye giden dosyanın takip edileceği aktarıldı. Terör soruşturmasında savcılığın henüz inceleme aşamasında olduğu, üst mahkemeden daha hızlı sonuç gelebileceği aktarıldı.
İhaleden fırsat
İkinci aşamanın ise seçimler sonrasına ilişkin olduğu belirtilerek diğer soruşturmalar anlatıldı. Bunlardan birinin İmamoğlu’nun siyasi hayatına mal olabileceği söylendi. Yargıda İmamoğlu’na dair ‘yüz kızartıcı’ bir suç dosyası bulunduğu aktarıldı. İmamoğlu hakkında Beylikdüzü belediye başkanlığı dönemine ilişkin bir inceleme yapıldığı, ‘ihaleye fesat’ tespiti yapıldığı ve bunun dava konusu yapılacağı söylendi. Hukukçu kurmaylar da İmamoğlu’nun böyle bir davadan ceza alması halinde milletvekili olamayacağını belirtti.
Toplantının ardından İmamoğlu’na dair geçmişe dönük incelemeler yapılması, tüm ‘usulsüzlükler’in araştırılması ve yargıya gönderilmesi kararlaştırıldı.
Bu toplantıdan yalnızca altı gün sonra, İmamoğlu hakkında ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla dava açıldı. İmamoğlu dahil yedi isim hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti. İnceleme konusu İmamoğlu’nun Beylikdüzü belediye başkanlığını yürüttüğü 29 Aralık 2015’te düzenlenen bir ihaleydi.
Savcılık ayrıca İmamoğlu ve altı isim hakkında kamuoyunda ‘siyaset yasağı’ olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun ‘belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma’ başlıklı 53’üncü maddesinin uygulanmasını da talep etti.
İddianame Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Dava, 15 Haziran 2023’te Büyükçekmece Adliyesi’nde görülecek.
Bu davadan ceza alması ve cezasının üst mahkeme tarafından onanması halinde İmamoğlu’nun milletvekilliği ve belediye başkanlığı yolu kapanıyor. Milletvekili Seçim Kanunu’na göre, ‘resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma’ suçundan hüküm giyenler affa uğrasa bile milletvekili seçilemiyor. Bu durum cumhurbaşkanı adaylığı için de geçerli. Bu yüzden ceza alması ve bu cezanın onaylanması halinde İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı şansı da kalmıyor.
İmamoğlu’nun yeniden cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği veya belediye başkanlığı hakkını alması için memnu hakların iadesi kararı verilmesi gerekecek. Bu kararı da yine mahkeme verecek.
Öte yandan Diken’in öğrendiğine göre, İmamoğlu’nun görevden uzaklaştırılması fikrinden de tamamen vazgeçilmiş değil. Erdoğan sürecin yakından takip edilmesinde ısrarcı.