CHP'li kurmaya göre Diyarbakır ziyareti: Maksat hâsıl oldu

ALTAN SANCAR

altansancar@diken.com.tr 

@altansancarr

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki defa ertelenen, gitmeden tartışmasının başladığı ve farklı kesimlerde farklı yorumlara yol açan Diyarbakır ziyaretini tamamladı. Gözlerin çevrildiği ziyaret CHP açısından ‘başlangıç’ olarak değerlendiriliyor.

Fotoğraf: CHP

Polemiğe yol açan mesaj

Ziyareti önemli kılan mesajlardan biri, CHP liderinin, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile görüşmesi sonrası sarf ettiği şu sözlerdi: “Bu ülkeye demokrasi gelecekse, herkes kimliğinden, inancından ötürü ötekileştirilmeyecekse bunun yolu Diyarbakır’dan geçer.”

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını ittifak ortağı İYİ Parti’nin yöneticisi Yavuz Ağıralioğlu, “Diyarbakır fantezilerinden başlayan ifadelerden bin 212 evladımızı şehit verdik. Demokrasinin yolu TBMM’den geçer” diye eleştirmişti.

Demirtaş ve Kavala mesajı

Nihayetinde 9 Mart akşam saatlerinde Diyarbakır’a giden Kılıçdaroğlu’nu havalimanında partililer ve Diyarbakırlı çiftçiler karşıladı. CHP lideri ayağının tozula HDP önünde oturma eylemi yapan ‘Diyarbakır Anneleri’nin temsilcileriyle görüştü.

10 Mart’a farklı toplumsal kesimlerden 11 kadınla kahvaltı ederek başlayan Kılıçdaroğlu, gün içinde üye katılım töreniiyle kentte AKP’den ayrılanlar dahil 1300 kişiye rozet taktı. Ardından esnafla görüştü, dengbêjleri (Kürtçe sözlü hikâye anlatıcıları) dinledi. Temaslarına kanaat önderleriyle devam eden ana muhalefet lideri, Diyarbakır Cezaevi’nde işkence gören 12 Eylül mağdurlarıyla da bir araya geldi.

CHP liderinin verdiği mesajlardan biri, “İktidara geldiğimizde Demirtaş’ı da Kavala’yı da serbest bırakacağız” oldu. Kendisi için düzenlenen yemekte bir süre Selahattin Demirtaş’ın babasıyla sohbet eden Kılıçdaroğlu, ziyareti süresince mesajlarında Kürt sorununa az da olsa değindi ve çözüm adresi olarak Meclis’i işaret etti.

Farklı değerlendirmelere yol açtı

CHP’liler tarafından helalleşme sürecinin önemli bir ayağı olarak sık sık vurgulanan ziyaret, Diyarbakır ve siyaset açısından farklı şekillerde değerlendirildi. Kentte yaşayanların ağırlıklı bölümü, Kılıçdaroğlu’nun mesajlarını ve ziyaretini önemi bulmakla birlikte ‘ürkek’ ve ‘dengeyi korumaya çalışan’ biçiminde değerlendirdi. CHP’nin uzun yıllar Diyarbakır’da birinci parti olduğunu, ancak Kürt sorununa mesafesiyle seçmenden koptuğunu söyleyenlerin sayısı da azımsanmayacak düzeydeydi.

Nitekim HDP’li Sırrı Sakık da sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’nun sözlerini ‘romantik ve ürkek bir konuşma’ olarak değerlendirdi ve CHP liderini ‘sorunun adını koymamak’la eleştirdi.

Rawest Araştırma’dan Roj Girasun ise “Diyarbakır, Van, Mardin gibi illerde en son 2002 seçimlerinde vekil çıkaran CHP, Urfa’da son seçimlerde ittifak oylarıyla vekil çıkarmıştı. Şimdi bu kentlerin tamamında vekil çıkarması kuvvetle muhtemel görünüyor” dedi.

‘Kürtlerin kalbini yeniden kazanmalıyız’

Tüm bu açıklamaları ve eleştirileri değerlendiren CHP’li bir kurmay, “Kürtlerin kalbini yeniden kazanmamız gerekiyor” diyerek ana muhalefet partisinin arayışını özetledi.

Ziyareti sorduğumuz kurmay, hem partisini eleştirdi hem de Kılıçdaroğlu’nun ziyaretiyle siyasetin Kürtlerin taleplerini görmezden gelemeyecek hale getirildiğini söyledi. Kurmaya göre Kılıçdaroğlu’nun aday olmak istemesi halinde de Diyarbakır ziyareti ‘elini güçlendirecek önemli bir aşama.’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ziyareti hedef alan sözleriyle verdiği mesajın adresinin kendileri değil, AKP olduğunu savunan CHP’li kurmay, şu değerlendirmeyi yaptı:

Partimiz özellikle geçmişte buradaki seçmeni ihmal etti. Biz burada uzun yıllar birinci partiydik, sonrasında elbette kurulan partiler ile geriye düştük. Bizim de suçumuz büyük. Burada AK Parti’ye oy veren seçmenin ciddi bir bölümü geçmişte bize oy verdi, şimdi de verebilir. Ama bizim de bu insanların, Kürtlerin kalbini yeniden kazanmamız gerekiyor.

Genel başkanımıza karşı bir başka ilgi olduğunu söylemek mümkün; bize oy vermeyecek seçmenler bile genel başkanımıza aday olması durumunda oy verecek insanlar.

‘AK Parti, toplumu çok sert biçimde dönüştürdü’

Kabul edelim ki AK Parti toplumu çok sert biçimde değiştirdi ve dönüştürdü. Şimdi karşımızda katı bir seçmen kitlesi var, biz bu kitleyi tüm değerlerine saygı duyarak esnekleştirmek istiyoruz. Bunun için de bu ziyareti önemli görüyoruz.

Karşımızda milliyetçi ve muhafazakâr bir ittifak var. Bu ittifak toplumu birçok aygıt ile dönüştürdü. Bizim ittifakımız içinde de milliyetçi, muhafazakâr kesimler var. Fakat katı değiller, çünkü bu ittifak bir birleşim ve zorunluluk yerine hedeflerden doğdu. Hepimizin farklı sorunlara farklı çözümleri var. Bizim buradan verdiğimiz mesajlar yalnızca Kürt seçmene değildi. Hem kendi tabanımıza, hem ittifak tabanına hem de ülkeye mesaj verdik. Bu mesajlardan en önemlisi ise ülkede bir değişim olacak ise bunun genel başkanımıza muhabbet gösteren seçmenin taleplerini görmezden gelerek olmayacağı. Bunu biz de ittifak içindeki dostlarımız da tüm Türkiye de görüyor veya görmelidir. Buradaki tabana dayanmadan ilerlemek ve sorunlara çözüm getirmek bırakın kolay olmayı, mümkün değildir. İşin özü biz burada oluşan tablo ile Ankara’ya genel başkanımız açısından cumhurbaşkanı adayı olmak ister ise önemli bir kavşağı dönmüş olarak dönüyoruz.

‘Yolculuğun ilk adımı’

Buradaki seçmene verdiğimiz mesajlar açısından elbette ki dengeleri gözeterek, kısmen de olsa gönül kazanma ya da genel başkanımızın dediği gibi helalleşmeye başlayarak dönüyoruz. Bu bir başlangıç, yolculuğun ilk adımı…

Kürt seçmen ile daha içli dışlı olacağız ki onlardan aldığımız güç ile taleplerini yerine getirme konusunda karşımızdaki herkes karşısında elimiz güçlensin. Buradan dönen Kılıçdaroğlu’nun dile getireceği şeyleri artık kim inkâr edebilir? Hem coşku ile karşılanmış hem Türkiye bunu konuşmuş. Şimdi birileri yarışa girecek. Ak Partililer buraya gelmeye başlayacaklar ki tabanları dağılmasın. Bizim ittifakımız içinden de buraya yüzünü dönenler zaten var. Biz bu seçmenin değiştirme gücünü de herkese göstermiş olduk. Zaten böyle olmasa Sayın Bahçeli böyle anlamsız bir tepki verir miydi? Kendisinin tepkisi bize değil, ortağına ‘Sakın sen yarışa girme’ uyarısı. İlk ziyaret için maksat hâsıl oldu. Artık burayı görmeden kimse siyaset yapamayacak.”

Kılıçdaroğlu: Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceler unutulmadı

Kılıçdaroğlu’ndan özeleştiri: Diyarbakır’da fazla oyumuz yok, kabahat bizde

Kılıçdaroğlu Diyarbakır’da: Esnafla görüştü, talepleri dinledi

Zamları protesto eden Diyarbakırlı çiftçiler Kılıçdaroğlu’nu traktörlerle karşıladı

Kılıçdaroğlu, ‘kadim şehirde kadim birliktelik için’ Diyarbakır yolcusu