Zincir marketler hakkındaki rekabet soruşturmasında sözlü savunma toplantısı yapıldı. Toplantı sonucunda marketlere toplam 3 milyar lira para cezası kesildi.
Soruşturma heyeti temsilcisi, zincir marketler ve tedarikçilerinin, eylemleriyle kanunu ihlal ettiklerini, eylemlerin ‘kartel’ niteliği taşıdığını belirterek, para cezasının yarı oranında arttırılmasını istedi. Firmaların avukatları ve üst düzey yöneticileri iddiaları reddetti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Beş market piyasayı alt üst ediyor” diyerek, gıda ve diğer tüketim mallarındaki hızlı fiyat artışından sorumlu tuttuğu market zincirlerine müfettiş gönderilmiş, beş market zinciri hakkında Rekabet Kurulu’nun geçen yıl başlattığı soruşturma kapsamında sözlü savunma aşamasına geçilmişti.
Toplantı sonucunda marketlere şu cezalar kesildi:
1. BİM Birleşik Mağazalar 958,1 milyon TL
2. CarrefourSA 142,5 milyon TL
3. Migros 517,7 milyon TL
4. Savola Gıda 22,2 milyon TL
5. Şok Marketler 384,4 milyon TL
6. Yeni Mağazacılık (A101) 646,6 TL
Hürriyet’in aktardığına göre gizli oturumda düzenlenen toplantı yaklaşık 16 saat sürdü. Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle’nin başkanlığındaki toplantı çevrim içi yapıldı.
Küle, soruşturmanın, perakende gıda ve temizlik ürünleri ticaretiyle iştigal eden zincir marketler BİM, CarrefourSA, Migros, A 101 ve ŞOK zincir marketleriyle bunların tedarikçisi teşebbüslerin (Procter&Gamble, Savola Gıda) fiyatlama davranışlarının incelenmesine yönelik açıldığını belirtti.
Soruşturma heyeti temsilcisi, A101, BİM, CarrefourSa, Migros ve ŞOK zincir marketleri arasında doğrudan veya ortak tedarikçiler aracılığıyla dolaylı temaslar yoluyla satış fiyatlarının ve fiyat artışlarının koordinasyonunun sağlandığı, elde edilen belgelerde ‘piyasanın organize edildiği, artırılan fiyatların rakiplerle eş zamanlı raflara yansıtılacağı’ yönünde ve benzer nitelikte pek çok ifade bulunurken, zincir marketlerin fiyat hareketlerinin de bu bulguları büyük ölçüde teyit ettiğini söyledi.
Daha önce de Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, zincir marketlerin temel gıda ürünlerinde ortak fiyat belirlediğini, hatta bunun için bir de WhatsApp grubu oluşturduğunu öne sürmüştü.
Ortak hareket etmekle suçlanan marketlerin temsilcileri sözlü savunmalarında suçlamaları kabul etmedi.
‘Ekstra maliyetlere maruz kaldık’
A101’in avukatları, soruşturmaya konu dönemde şirketin brüt kâr marjının yüzde 1,67 azaldığını, son iki yılda şirketin toplam 1 milyar 32 milyon lira kâr kaybına maruz kaldığını belirterek, “Bu, kanaatimizce piyasanın ne kadar yoğun bir rekabet içinde olduğunun en güzel örneği çünkü maliyetlerin arttığı bir dünyada müvekkil şirketlerin maliyetlerdeki bu artışı satış fiyatlarına aynı oranda yansıtmadığını veya yansıtamadığını net bir şekilde görüyoruz. Bunun da en büyük sebebi rekabetin olması ve şirketin Türkiye’deki en ucuz market olma iddiasıyla doğrudan orantılı” dedi.
Şirket avukatı, soruşturmanın salgın dönemine ilişkin olduğunu, bu dönemde ek maliyetlerin oluştuğunu ve gerek tedarikçilerin gerek perakendecilerin ciddi oranda ekstra maliyetlere maruz kaldığını ifade etti.
BİM icra kurulu üyesi Galip Aykaç da iddialara ilişkin hiç kimseyle iletişimin olmadığını, bundan sonra da olmayacağını ifade etti.
BİM avukatları ise firma marjlarında görülen örüntülerin, ürünlerin bir kartel aracılığıyla satılmaları sonucu fiyatlarda ve karda ortaya çıkacak değişikliklerle uyumlu olmadığını savundu.
ŞOK’un avukatları da kartel iddiası şartlarının soruşturmada bulunmadığını, iddiaya yönelik iktisadi ve hukuki şartların gerçekleşmediğini ifade etti.
CarrefourSA şirketinin savunmasında, bilimsel açıdan incelendiğinde iddiaların gerçekçi olmadığı dile getirildi.
Migros üst yöneticisi Ömer Özgür Tort, şirketi adına yaptığı savunmada, kartel iddiasının imkânsız olduğunu, firmada alış fiyatı artmadan satış fiyatını artırmadıklarını ve salgın sürecinde de bu prensibi uyguladıklarını, ayrıca piyasadan pahalı olamayacaklarını kaydetti.
Savola ve P&G
Savola şirketinin avukatları da perakendecilere baskı kurulması veya teşvikte bulunulmasının söz konusu olmadığını, şirketin yalnızca maliyetlerini liste fiyatlarına yansıttığını belirterek, “Pazarda Savola’nın payının düşük olması, markalar arasında güçlü ikame etkisinin bulunması ve tüketici tercihlerinin fiyattan hızlı etkilenmesinin olası olması ile perakendecilerin çok ciddi bir pazarlık gücünün bulunması sebebiyle Savola’nın alıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmesi ve sürdürmesi mümkün değildir” diye konuştu.
Procter&Gamble Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu da belgelerin ele alınmasında ciddi hukuki ve maddi hataya düşüldüğüne inandıklarını belirtti.