TTB alarm verdi

Türk Tabipleri Birliği (TTB), tam zamanlı yüz yüze eğitimin devam etmesi için yetişkin aşılamalarının bir an önce tamamlanması ve sınıf mevcutlarının 30’un altında tutulması için gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.

Fotoğraf: DHA

TTB, aşılanmanın tamamlanması için daha fazla çaba gösterilmesini, aşısız yetişkinlerin toplum sağlığını riske atmasını sınırlayan uygulamaların artırılmasını ve 12 yaş üzerinin aşılanmasının teşvik edilmesini istedi. 

Öğretmen az, sınıflar kalabalık

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların kapalı olduğu 1,5 yıl boyunca hiçbir hazırlık yapıp önlem almadığını öne süren TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu ve  Merkez Konseyi’nin yazılı açıklamasında, şu görüşlere yer verildi:

Pandemi nedeniyle öğretmen alımı ve derslik yapımına hız vermek şöyle dursun, son 17 yılın en az sayıda öğretmen alımını yapmış, yıkılan okulların yerine yenisini dahi yapmamış, ek derslik açmak için hiçbir çaba gösterilmemiştir. Mevcut durum bu öğretim yılında sınıf mevcutlarının geçmiş yıllara göre çok daha fazla olmasına sebep olmuştur. Sağlık ve eğitimin bileşenlerinin öğretmen alımı ve sınıf mevcutlarının azaltılması konusundaki çağrıları şimdiye kadar ne yazık ki karşılıksız kalmıştır. Çok kalabalık ve dersliği olmayan okullarda dahi okulun yedi gün açık tutulmasıyla yüzde 40 ek alan yaratılması ve 50 kişilik sınıfların 36’nın, 42 kişilik sınıfların 30’un altına düşürülmesi mümkündür. Bu ve benzeri çözümler için öğretmen alımı en kritik basamaktır.”

Haftada iki test zor

Tam zamanlı yüz yüze eğitimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi için tüm topluma çağrı yapan TTB, aşağıdaki tespit ve önerilerde bulundu: 

“Okullarda çalışan tüm yetişkinlerin aşılamalarının tamamlanması elzemdir. Haftada iki kez PCR testinin pratikte uygulanması çok zordur. Bu nedenle, okullarda çalışan yetişkinlerin aşılanması asıl çözüm olacaktır. Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın PCR testi uygulamasında ayrı tutum aldığı ve bu uygulamanın somut olarak hayata geçmediği de tarafımıza gelen bilgiler dahilindedir. Yüksek yayılımda olmamız sebebiyle sınıf mevcutlarının mutlaka 30’un altına düşürülmesi gereklidir. Sınıf mevcutlarını düşürmek için öğrencilerin okula gittiği gün sayısından feragat edilmemesi çok önemlidir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda 1,5 sene boyunca hiçbir hazırlık yapmamıştır.”

Penceresiz sınıfta ders olmaz

Ders arasında ve 20 dakikada bir pencere ve kapının açılması gerektiğini belirten TTB, penceresi ve havalandırması bulunmayan sınıfların derslik olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.

TTB  okullarda şu hususlara dikkat edilmesini istedi:

“Belirti gösteren yetişkin ve öğrencilerin okula gelmemesi çok önemlidir. Belirti gösteren kişiler ancak PCR testi yaptırdıktan sonra negatif çıktığında okula gelebilir. Buna titizlikle riayet edilmesi okullarda olası bulaşmaları engellemeye büyük katkı sağlar. Evde kalmayı gerektiren belirtiler veli bilgilendirme rehberinde açıkça yazılmamıştır. Bunlar yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, nefes darlığı ve tat veya koku duyusu kaybı olarak net bir şekilde ifade edilmeli ve velilerle etkili bir şekilde iletişimi yapılmalıdır.

Okuldaki tüm aşılı ve aşısız yetişkinler maske takmalıdır. Yüksek yayılımda olduğumuz şu günlerde de tüm öğrencilerin de maske takması gerekir. 12 yaş altı çocukların okul bahçesinde oynarken maske takmasına ve mesafe tutmasına gerek yoktur.

Öğrenciler için hazırlanan bilgilendirme rehberinde hijyene, dezenfeksiyona ve yüzeylere temastan kaçınmaya diğer önlemlerin önemini görmezden gelecek şekilde yer verilmiştir. COVID-19 solunum yolu ile bulaşan bir hastalıktır. Öğretmenler, okul çalışanları ve öğrencilerin bu konuda doğru bir şekilde bilgilendirilmesi, solunum hijyeni kurallarının öğretilmesi (öksürme ve hapşırma sırasında dirsek içi ile ağzı ve burnu kapama) ve havalandırmanın vurgulanması gerekir.

Okul idareleri öğrenci ve velilerin HES kodu takibini yapmalıdır.

Servislerde pencerelerin açılmaması nedeniyle yarım kapasiteye geçilmesi olası bulaşmayı azaltmak için etkili olacaktır. Ayrıca, okulların açılmasıyla artan toplu taşıma ihtiyacının karşılanması için sefer sayısının en az iki katına çıkarılması gereklidir.

Okulların açılmasını takip eden iki-dört hafta öğrenci ve öğretmenlerde tespit edilen vakalar ve okul içi bulaşma bilgileri çok yakından takip edilmeli ve şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır. Bu dönemde toplanacak verilere göre önlemler sıkılaştırılabilir ya da gevşetilebilir.”

Karantina süresi 10 güne düşürülebilir

TTB, 5 Eylül 2021 akşamı, okulların açılmasına 13 saat kala duyurulan ‘Okullarda COVID-19 Pozitif Vaka Çıkması Durumunda Yapılması Gereken Uygulamalar’ başlıklı algoritma da sorunlar tespit etti.  Bunun için de şu önerilerde bulundu:

“Etkili bir aşıyla aşılanmış ve üzerinden 15 gün geçmiş çocuk ve yetişkinler maske ve belirti izlemiyle okula devam edebilmelidir.

Karantina süresi 14 gün gibi uzun bir süre tutulmuştur. Öğrencilerin eğitim kaybını minimuma indirebilmek için yapılabilecekler:

Öğrenci ve öğretmenler için karantina süresi 10 günle sınırlanabilir. Ve/veya temasın 5’inci gününde PCR testi yapılabilir ve negatif çıktığında öğrenci veya öğretmen karantinadan çıkabilir.

Öğrenciler okula devam ederken her gün hızlı antijen testi yapılabilir. Hızlı test pozitif geldiğinde doğrulama için PCR testine alınır.

Algoritmada pozitif çıkan vakaların Sağlık Bakanlığı rehberleri ışığında izolasyona alınması gerektiği hususu net değildir, eklenmelidir.”

Yaklaşık 200 civarında sınıf, vaka ya da yakın temas nedeniyle eğitime ara verdi

Covid-19’lu ya da temaslı öğrenciye mazeret izni

MEB yanıtladı: Okullarda Covid-19 vakası görüldüğünde ne yapılacak?

Okullardaki Covid-19 tedbirleri belirlendi

Milli Eğitim bakanı: Yüz yüze eğitime katılım zorunlu

CHP’li Karabıyık: Okullarda temizlik personeli ve malzeme sıkıntısı var