Zülal Kalkandelen: 100 yılda nereden nereye

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

3 Mart 1924’te TBMM’de Üç Devrim Yasası’nı kabul edenler, bu ülkenin tarihinde çığır açtı ancak önümüzde açılan o ufuk, devrimin yoluna bir çığ gibi düşen siyasal İslamcı gericilikle kapatıldı.

Görevi yasaların şeriata uygunluğunun denetlenmesi olan şeyhülislamlık kurumunun yerine kurulan Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin (Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı), laik bir devlette yer alması düşünülemeyeceğinden devrimin gereği olarak kaldırılması zorunluydu. 429 sayılı yasayla Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı’nın yerine kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, Müslümanların inanç işleriyle ilgilenmek üzere Başbakanlığa bağlı olarak kuruldu, ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü oluşturuldu. Fakat bugün Diyanet, AKP’nin gerici politikalarını uygulayan bir kuruma dönüştü. 429 sayılı kanun, amacı dışında bir işleve hizmet eder hale geldi.

Aynı gün kabul edilen 430 sayılı Öğretim Birliği Yasası (Tevhidi Tedrisat Kanunu), laik, bilimsel, çağdaş bir eğitimle yetişen kuşaklar yetiştirmek amacıyla çıkarıldı. Medreseler kapatılarak ilkokul haline getirildi, Din İşleri Bakanlığı’na bağlı okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak eğitim laikleştirildi. Bugün ise tarikatlar ile cemaatlerin okullardaki faaliyetleri ve ÇEDES projesi ile laik ve bilimsel eğitimden eser kalmadı. Artık devlet okullarındaki derslere imamlar girerken, çocuklar dersten çıkarılıp camiye götürülüyor.

Zülal Kalkandelen’in yazısı