Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Trump’ın başkanlık döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı diplomatik üsluptan yoksun resmi mektuptaki Suriye detayları da önemli.
Mektuptaki Erdoğan’a yönelik tehdit ve hakarete varan ifadeler o kadar dikkat çekmişti ki, mektubun “neden yazıldığı” pek tartışılmadı.
Oysa Trump o mektubuna ek olarak bir de Suriye’deki PYD-YPG yapılanmasının elebaşından kendisine hitaben yazılmış bir mektubu da Erdoğan’a göndermişti.
Trump’ın mektubunda “General” sıfatıyla bahsettiği, PYD-YPG’nin elebaşı konumundaki Mazlum Abdi’nin Türkiye ile “müzakere masasına oturmak istediği” ifade ediliyordu. Trump o mektupta Erdoğan’ı PYD-YPG’yle temasa geçmeye çağırıyordu.
Şimdi Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP eliyle yapılan “Öcalan açılımına”, Trump’ın malum mektubundaki içerik de eklendiğinde ortaya bir “yol haritasının” çıktığı görülüyor.
Belli ki Ankara’da hesaplar Trump’ın seçilmesi üzerine yapılmış. Bu çerçevede Öcalan üzerinden yapılacak bir açılımla, Suriye’nin kuzeydoğusundaki PYD-YPG yapılanmasıyla bir “ilişkiye” girilmesi söz konusu olabilir.