İran savaşı dünya savaş tarihine bir “milat” olarak geçmeye aday. Körfez’deki çatışma ile başlayan yeni dönemde savaşlar sadece füze ve tankerlerle yürümüyor.
Sınırları aşan veri kabloları, ödeme sistemleri, transit izinleri, sigorta altyapıları ve lojistik koridorlar günümüz jeopolitiğinin yeni “savaş silahları” haline gelmiş durumda.
Ancak asıl dikkat çekici unsur, İran’ın meseleyi yalnızca askeri veya enerji güvenliği ekseninde değil, finansal ve dijital altyapı boyutuyla da genişletmesi oldu.
İran Ekonomi Bakanlığı’nın devreye aldığı Hürmüz Güvenliği (Hormuz Safe) sistemi, Hürmüz’den geçen gemilere Bitcoin üzerinden sigorta ve güvence hizmeti sunmaya başladı. Hürmüz Güvenliği sistemi, boğazdan geçen ticari gemilere alıkonma, denetim ve el koyma risklerine karşı mali güvenceler sunuyor.
Tahran yönetimi böylece dolar merkezli denetim mimarisinin dışında hareket eden Bitcoin tabanlı bir alternatif oluşturmayı amaçlıyor.
İran’ın bir başka hamlesi ise çok daha stratejik bir alanı, veri kablolarını hedef alıyor.
Hürmüz Boğazı’nın altından yedi büyük uluslararası fiber hat geçiyor. Bu hat, internet trafiği, finansal mesajlaşma sistemleri ve SWIFT ağının önemli bölümlerini taşıyor.
İranlı yetkililerin Hürmüz’ün altından geçen “internet kablolarından ücret alınması” fikrini açık şekilde dillendirmesi, dijital altyapının da artık enerji hatları gibi jeopolitik baskı aracına dönüşebileceğini gösteriyor.