‘Gıda zehirlenmesi’nden öldükleri değerlendirilen anne ve iki çocuğunun kaldığı İstanbul’un Fatih ilçesindeki otelin sahibi “Kapalı su dışında ikramımız yok, ilaçlama rutin” dedi.
Bu arada aynı otelde kalan ve ‘mide bulantısı/kusma’ şikayetiyle hastaneye başvuran iki turist de gözetimde tutuluyor.

Otelin giriş katı ve bir odası ilaçlanmış
İstanbul Sağlık Müdürlüğü ile Fatih İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri otelde denetim yaptı. Denetimler sonucu otelin giriş katı ve bir odasının ilaçlandığı öğrenildi.
Turistlerin otelin dördüncü katında, hayatını kaybeden aile üyelerinin birinci katta kaldığı ortaya çıktı.
Ekipler ilaçlamada kullanılan malzemelere dair bilgi ve belge topladı. Burada maddelerden analiz için numuneler alındı.
Maddelerden bazılarının insan sağlığına zararlı olabilecek, tarım alanlarında kullanılan maddeler taşıdığı şüphesi üzerinde duruluyor.
‘Kapalı su dışında ikramımız yok, otellerimiz rutin olarak ilaçlanır’
Bu arada sahibi Orhan Oğlak da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Oğlak’ın yanıtları şöyle:
* Otelimizden eminiz. Herhangi bir mutfağımız ve yiyecek satışımız yok. Sadece Hamidiye kapalı bardak su dışında herhangi bir ikramımız yok.
Bir turist otele gelirken de rahatsızmış
* (“Otel ilaçlandı mı?” sorusuna) Bütün otellerimiz rutin olarak ilaçlanır. Hastaneye başvuran turistler otele geldiklerinde birinin midesi rahatsızmış, oğluma “Nerede yemek yiyebiliriz?” diye sormuşlar.
* (Turistleri yemek yemeleri için bir restorana yönlendirdi mi?) Ortaköy’deki adama nasıl yönlendireyim?
Ne olmuştu?
Servet Böcek, Çiğdem Böcek, üç ve altı yaşındaki iki çocuğu 9 Kasım’da Almanya’dan İstanbul’a tatile geldi. Fatih ilçesindeki bir otele yerleşen aile, 11 Kasım’da Ortaköy’deki bir seyyar satıcıdan midye, bir restoranda kumpir, bir esnaftan da lokum alarak yedi.
Gece anne Çiğdem Böcek, üç yaşındaki kızı Masal Böcek’i hareketsiz buldu. Otele sağlıkçılar ve polis geldi. Tüm aile hastaneye kaldırıldı. İki çocuk ve anne hayatını kaybetti. Babaysa entübe edildi ve tedavisi sürüyor.
Otopsi yapılan iki çocuğun dizlerinde ekimoz (darbeyle kılcal damarların hasar görmesi, kan birikmesi) ve mide mukozasında hiperemi (dokuda normalden fazla kan toplanması, kanın bir organdan düzgün bir şekilde dışarı çıkamaması ve buna bağlı olarak damarlarda birikmesi) tespit edildi.
Çocuklarda yer yer submukozal kanamalar (sindirim sisteminde damarların genişlemesi ya da yırtılması) dışında belirgin patolojik bulguya rastlanmadığı bildirildi.
Anne Çiğdem Böcek’in otopsisindeyse harici travmatik lezyon izlenmediği, midesinde yaygın submukozal kanamalar, yer yer noktasal ülsere alanlar (mide asidinin tahrişine bağlı doku kaybı), bağırsaklarda olağan kimüs ve gaita içeriği dışında belirgin patolojik bulgu olmadığı bildirildi.
Anne ve çocuklarından örnekler alındı, kesin ölüm nedenleri bunların analizinden sonra belirlenecek.
Bugün aynı otelde kalan iki turist de bulantı ve kusma şikayetiyle hastaneye başvurdu.