Sayın Kılıçdaroğlu’na başlıkta sunduğum teşekkürün nedeni başka.
CHP’nin “halkçı – demokrat” tabanı dahil olmak üzere, Türkiye’nin “solda, emeğin yanında, demokrasiden yana, faşizme – emperyalizme ve her türlü sömürüye ve zulme karşı” tüm güçlerinin bugüne kadar rastlanmadık şekilde, güçlü bir “Yan Yana” durma iradesinin altında bugüne kadar ağır ağır yanan kısık ateşe benzin döktüğü için.
Bu ateş, yurdun dört bir yanında artık giderek harlanmakta ve tek tek insanların da her çeşit örgütlenmenin de eline meşalesini alıp ”Yan Yana” yola çıkmasını beraberinde getirdiği için de, Kemal beyin bu “tarihi katkısına” müteşekkirim.
Rejim karşıtı demokrasi güçleri tek tek küçücük de olsa su birikintilerini dereciklere, çaylara ve ırmaklara dönüştürerek, devasa çağlayanlar halinde baskı ve zulmün üzerine gidecek potansiyelinin farkına varmıştır. Zulmün ve sömürünün, halkın çektiği eziyetin boyutları artık tahammül edilebilir ve “bir köşeden seyredilebilir” olmanın çok ötesine varmıştır.
Rejimin yandaşları, artık yıllarca ateş ettikleri Kemal Bey’in ve bir avuç yandaşının propagandasını ekranlarına ve sayfalarına boca ederek, bu ayıplı tabloya ortak olmakta, kendi çöküşlerini hızlandırmaktadırlar.
İşte, sadece bütün bunları yeniden tetiklediği için bile Kemal Bey’e ironik bir teşekkürü borç bilirim. Ne iyi ettiniz de “butlan vagonu”na, yıllardır sabırla beklediğiniz “çalışma ofisinizden” çıkıp balıklama atladınız. Bunu ne güzel de planlamışsınız onca yıldır.