Zafer Arapkirli: 'Darbeci Kafa' bizzat kendileri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2019 yılında “bilek gücü ve alın teri“, yani demokratik çalışma, yarışma ve mücadele sonucu ve helâl oylarla kazanılmış bir seçimi tekrar ettirmelerine rağmen yine de kaybetmelerinin acısı ile, zaten 3,5 yıldır her fırsatta hazımsızlıklarını dışarı vuruyorlardı.

Çünkü sadece “koltuk” değil, siyasetin finansmanında kullandıkları, yandaşlarına hortumlattıkları muazzam bir rantı da ellerinden kaçırmanın acısını fena halde hissediyorlardı.

Bunu, doğu ve güneydoğudaki HDP’li belediyelere kayyum atayarak ve milyonlarca seçmenin iradesini ayaklar altında çiğneyerek zaten 3,5 yıldır gösteriyorlardı. Hattâ ve hattâ, kendi partilerinden seçilmiş belediye başkanlarını bile zorla (bağırta çağırta, ağlata sızlata) “koltuktan atarak“, o hep “savunur göründükleri sandığa” ne kadar saygısız olduklarını defalarca ispatlamışlardı.

Ama, Çarşamba günü, İstanbul’da bir mahkeme kararı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Devirmek“, hapse atmak ve sonrasında da (başka olası seçimlerde) bir daha seçilemez durumuna getirmekten ibaret ağır darbeyi göze aldıklarını görünce, pek çoğumuz şaşırmadık.

Çünkü “Darbeci Kafa” bizzat kendileridir.

Zafer Arapkirli’nin yazısı