Erdoğan’ın, cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş, en güçlü ülkelerinden biri yapma iddiasıyla açıkladığı ‘Türkiye yüzyılı’ vizyonundan yaklaşık 3 ay sonra 6 Şubat depremleri yaşandı. Depremin vurduğu kentlerden günlerce “Devlet nerede?” feryatları yükseldi. Çünkü Erdoğan’ın “güçlü sosyal devlet” ve “kolayca ulaşılabilir altyapı” iddiasının aksine, enkaz altındaki on binlerce insanın hayatı söz konusuyken bile ortada ne devlet ne de onun arama kurtarma çalışmalarından sorumlu kurumu AFAD yoktu.
Devletin depreme en hızlı “müdahale eden” kurumu, bütçesi AFAD’ın bütçesinin 4.5 katı olan (AFAD’ın bütçesi 8 milyar 75 milyon ve Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi 35 milyar 910 milyon lira) Diyanet oldu! Enkaz altındakilerin kurtarılması için sessizliğe ihtiyaç varken Diyanetin aldığı ‘Sela okutma’ kararı aslında iktidarın/devletin enkaz altındakileri ölüme terk edeceğinin de habercisi oluyordu.