Bundan sonraki süreçte, sağduyu galip gelir mi?
Bunun en önemli şartlarından biri, Kemalist / laik çevrelerin “Atatürk’e, Kemalizm’e saygı duyulmalı” çağrılarına karşılık, Kemalistlerin / laik çevrelerin İslâm’a asgarî düzeyde de olsa saygı duymaları ve her olayda İslâmî kesimleri “gerici, yobaz, irticacı” diye yaftalamaktan, kendi düşüncelerini ve laik inançlarını topluma dayatmaktan vazgeçmeleri gerektiğini anlamalarıdır.
Önceki yazımda da dikkat çekmiştim: Başkalarının, bizim gibi düşünmeyenlerin kutsallarına saygı duymak zorundayız. İslâm, başkalarının kutsallarına hakaret etmeyi yasaklar.
Benzer bir tavrı, Kemalist / laik çevrelerden de beklemek hakkımız.
Eğer toplumun bütün kesimleri olarak prangalardan kurtulamazsak, Türkiye’nin Kemalizm’le imtihanı ağır geçmeye, bu ülkeyi yormaya, enerjisini su gibi harcamaya devam edecek…