Yılmaz Özdil: Polis basmış, hepimizin defterini düreceklermiş filan, hikayedir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kırık kalpler durağı’dır Sözcü.

Dertleri omuzlayanların, gönül kırgınlığı, hayat haksızlığı, kader yalnızlığı çekenlerin, haklarındaki yanlış kararlarla incinenlerin, yakın dostlarının ihanetine uğrayanların “sözleşmeden buluşuverdiği” yerdir.

İşte bu nedenle, bu saçma operasyon yüzünden ne hissediyorsun derseniz… Bütün kalbimle söylüyorum ki, sadece kalp kırıklığı hissediyorum.

En başta gazetenin sahibi Burak Akbay, aynı çatı altında birlikte çalışmaktan onur duyduğum yurtsever insanların, sadece gazetecilik yaptıkları için, sadece gazetecilikte ısrar ettikleri için, tekrar tekrar aynı saldırılara, aynı iftiralara maruz kalmasından ötürü, bu ülkenin yurttaşı olarak inciniyorum, güceniyorum.

Atatürkçülerin örselenmesinden… Bu topluma böylesine köle, böylesine kul muamelesi yapılmasından ötürü, rencide oluyorum.

Yoksa, gene bütün kalbimle söylüyorum ki, polis basmış, hepimizin defterini düreceklermiş filan, hikayedir.
Boya alır, duvara yazarız.

Peçeteye yazarız.
Ağaçlara kazırız.
Kuşun kanadına yazarız.

Biz yazılarımızı aslında, zannedildiği gibi kağıda değil, milletin vicdanına yazarız.

Yılmaz Özdil’in yazısı