Yılmaz Özdil: Kutlu Doğum Haftası'nda bile insan olduğumuzu unuttuysak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Üç ay önce İzmir Kemeraltı esnafından bir vatandaş vefat etti. 25 senedir o çarşıdaydı. Kendisi gibi esnaf olan komşuları, Kemeraltı Camisi’ne gitti, sela okunmasını istedi. İmam reddetti, “hiçbir zaman camiye namaza gelmedi, Alevi’nin selası okunmaz” dedi.

Kemeraltı camisi 345 senedir orada duruyor. Bu 345 senede İzmir’in işgali dahil neler görmüştü ama, böylesine bir tartışmanın içine asla düşmemişti.

Aradan üç ay geçti…

Kemeraltı esnafından bir başka vatandaş vefat etti. Yusuf Hoba. Museviydi. 78 yaşındaydı. 50 senedir çarşıdaydı.

Hisarönü esnafı, yarım asırlık Hisarönü esnafı basmacı Yusuf için, Hisar camisinden vefat anonsu yaptırmak istedi. Sela filan değil… Kısacık bir anons…

Biz İzmirliler, onun hemşehrileri, komşuları, arkadaşları, kardeşleri… Utancımızdan yerin dibine girdik.

Ve hal böyleyken…

Mercedesli diyanet işleri başkanımız, protokol cenazelerinde Chopin’in marşı yerine, Itri’nin bestesinin çalınmasını önermiş.

Sen diyanet işleri başkanı mısın, senfoni orkestrası şefi misin hoca?

İnsanlığımızı kaybettiysek, Kutlu Doğum Haftası’nda bile insan olduğumuzu unuttuysak… Beethoven çalsan ne olur, Dede Efendi çalsan ne olur.

Yılmaz Özdil’in yazısı