Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerde kendi paylarına düşen her şeyi yaptıklarını, topun AB’de olduğunu söyledi ve ‘Türkiye’nin alternatifleri olduğuna’ dikkati çekti: “Avrupa unutmasın, fazla naz aşık usandırır.”

Partisinin Afyonkarahisar’da düzenlenen 25’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başkanlık sistemine ilişkin sarf ettiği sözlere atıfla, MHP’nin ‘son derece milli bir yaklaşım sergilediğini’ savundu, CHP’ye de başkanlık sistemini referanduma götürmek için destek çağrısı yaptı.
AB’ye ‘alternatif’ mesajı
Türkiye’nin fi tarihinden bu yana üyelik müzakerelerini sürdürdüğü Avrupa Birliği’ne seslenen Yıldırım, Türkiye’nin üzerine düşen her şeyi yaptığını ifade etti.
“Bundan sonra karar AB’nindir. İster Türkiye’nin birliğe girmesi yönünde irade kullanırlar isterse başka bir iradeyi tercih edebilirler” diyen Yıldırım, şunları kaydetti: “Türkiye’nin alternatifleri her zaman vardır. Avrupa unutmasın, fazla naz aşık usandırır. AB için vizyonlu bir gelecek ancak Türkiye ile mümkündür. Siyasi, ekonomik konularda küresel rol almak isteyen bir AB bunu ancak Türkiye ile başarabilir. Bu nedenle vize serbestisi dahil tüm konular AB’nin Türkiye hakkında verdiği kararlar olmanın ötesine geçmekte ve kendi geleceği hakkında vereceği kararlara dönüşmektedir.”
‘Mağdur edebiyatı yapanların bize laf etmeye hakkı yok’
Partisinde Gülen Cemaati mensubu olmadığını savunan Yıldırım, ‘terörist sızmaların’ teşkilatta olamayacağını, olsa da ‘temizleneceğini’ ifade etti.
Muhalefet partilerinin AKP’nin içişleri hakkında ‘ileri-geri laflar ettiğini’ öne süren Yıldırım, “AK Parti, istişarelerinde zaten eleştirisini de öz eleştirisini de yapar. Siz ne yapıyorsunuz, kimin tarafında duruyorsunuz, onun izahını yapın. FETÖ ile kol kola girenlerin, FETÖ’nün avukatlığını yapanların, FETÖ’nün sözcülüğünü yapanların, mağdur edebiyatı yapanların bize söz söylemeye hakları da yok hadleri de yok” ifadelerini kullandı.
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile çıkarılan KHK’larla, 11 Eylül’de 28 belediyeye kayyım atanmıştı.
Yıldırım, bu belediyeleri ‘terör destekçiliğiyle’ suçlamasının ardından “Belediyelerden terör örgütüne akan paraları durdurmuş olduk” iddiasında bulundu, ‘terör‘e karşı da aşiretlerin daha fazla devreye girdiğini söyledi.
‘Cumhuriyet hamasetle büyümüyor’
Yıldırım, Ankara’da valiliğinin kentteki etkinlikleri yasaklamasıyla ilgili, “Bunun tek gerekçesi var, milletin güvenliği. Şimdi CHP’den bazıları ‘AK Parti 29 Ekim kutlamalarını, 10 Kasım anmasını engellemek için böyle bir karar aldı’ diye milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Cumhuriyet hamasetle büyümüyor. Cumhuriyet çalışmakla, üretmekle, millete hizmetle büyür” diye konuştu.