Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, Genelkurmay, MİT, Diyanet İşleri gibi başkanlıklar, genel müdürlükler, özerk düzenleyici kurumlar ve belediyelerin harcamalarının yerindeliğini inceleyen raporlar bu yıl her zamankinden daha fazla ilgi çekti.
Uzun süredir savcıların kamudaki usulsüzlük ve yolsuzluklarla ilgili hukuki soruşturmalardan uzak durduğu, medyada yolsuzluk ve usulsüzlük haberlerinin azaldığı, Meclis’in kontrol ve denetim imkanlarının zayıfladığı bir dönemde Sayıştay denetim raporları, etliye sütlüye karışan bir manşet haber okuma heyecanı yaratmış gibi görünüyor.
Görüşülmek üzere kurumlarına göre TBMM’ye, Cumhurbaşkanlığı’na, belediye meclislerine ve Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen yüzlerce rapora göz gezdirince kamuda şeffaflık, kontrol ve denetlenmenin ne kadar hayati olduğu görülebiliyor. Tabii kurumların kamu parasını harcarken ki aşırı rahatlığı da…
Yine de Sayıştay raporlarına, belediye arabasıyla tatile giden, müteahhit parasıyla Tayland’a “teknik” gezi yapan belediye çalışanları dışında takılan büyük balıklar da yok değil.
Sayıştay raporları, devletin bu tırnak kontrolüne daha sık ihtiyacı olduğunu gösteriyor…