Gazeteci yazar Rebekka Endler, Gezi tutuklusu Çiğdem Mater’in hapishanede kadın olmanın zorlukları üzerine kaleme aldığı yazısını paylaşarak ‘dayanışma’ mesajı verdi.

Gezi’den 18 yıl hapse mahkum edilen sinemacı ve gazeteci Mater, dün Bianet’te yayımladığı “Kadınlar ceza infaz sisteminde ‘parantez içi’“ başlıklı yazısında Endler’in ‘Eşyaların Patriyarkası’ adlı kitabına odaklanarak ceza infaz sisteminde kadınların nasıl yok sayıldığına dair gözlemlerini aktarmıştı.
Mater yazısında, regl olduğunda ‘ped’ yerine ‘tampon’ kullanmak istediğini ancak cezaevine gelen erkek kadın doğum doktorunun “Türk kadını tampon kullanmaz” diyerek isteğini reddettiğini söylemişti.
Endler, Twitter hesabından Mater’in yazısını alıntılayarak yaptığı paylaşımda, Mater’in ‘siyasi ve sanatsal çalışmaları sansürleyen, eleştirenleri hapisle cezalandıran bir rejim yüzünden cezaevinde’ olduğunu aktardı.
Endler’in paylaşımları şu şekilde:
*İşi nedeniyle cezaevinde olan Türk sinemacı Çiğdem Mater, The Patriarchy of Things’in Türkçe çevirisini orada okudu ve Türk hapishanelerindeki kadınların günlük yaşamlarındaki ataerkilliğe dair etkileyici bir bölüm ekledi.
*Bunu okurken Saarbrücken’de trende oturuyorum. Hijyenle ilgili, kurallar, tasarım, her şey o kadar az metrekareye yoğunlaşmış ki, özgürlük içinde bunun ne anlama geldiğini anlamakta güçlük çekiyoruz: ataerkil alana hapsedilmişlik.
*Hepimizin, bir şeyleri değiştirmek zorunda olduğumuz hissi üzerinde birleşmiş olması beni öfkelendirdi ve derinden etkiledi. Çiğdem, eğer bunu okuyorsan, biz çok kişiyiz ve duvarlar bizi ayırsa bile birlikte savaşırız. Kalbimin derinliklerinden teşekkür ederim.
*Çiğdem Mater elbette yaptığı işten dolayı değil, siyasi ve sanatsal çalışmaları sansürleyen, eleştirenleri hapisle cezalandıran bir rejim yüzünden cezaevinde.