'Kuruluş felsefesine aykırı bir yönetim': Cumhuriyet Vakfı seçimi yeniden yapılacak

 

Cumhuriyet Vakfı’nın 2014 yılındaki yönetim kurulu seçiminin usulsüz yapıldığı iddiasıyla açılan davada mahkemenin ‘seçimin iptali’ yönündeki kararı Yargıtay 8’inci Hukuk Dairesi tarafından onandı.

Fotoğraf: DHA

Cumhuriyet Vakfı’nın, 12 üyeden Aydın Aybay’ın vefat etmesi üzerine yaptığı 18 Şubat 2014 tarihli yönetim kurulu seçiminin usulsüz olduğu iddiasıyla, gazetenin eski yöneticilerinden Alev Coşkun, Şevket Tokuş, Mustafa Pamukoğlu ve eski CHP milletvekili Mustafa Balbay seçimin iptali için dava açmıştı.

Yerel mahkeme: Seçim yok hükmünde

Davaya bakan birinci derece mahkemesi kararında, söz konusu seçimde ‘yönetim kurulunun dört üyesinin asaleten, iki üyesinin de vekaleten toplantıya katıldığını, toplantının böylece altı üye ile yapıldığını, oysa vakıf senedinde 12 üyenin yarısından fazlasının toplantıya katılması gerektiğini, yeterli çoğunlukla toplantı yapılmadığından boşalan üyelik için yapılan toplantıda alınan atama kararının yok hükmünde olduğunu’ belirtmişti.

İstinaftan ret

Birinci derece mahkemesinin kararı sonra Cumhuriyet Vakfı’nın itirazına bakan istinaf mahkemesiyse, ‘vakfın 11 üyesi bulunmasına rağmen üye seçimine ilişkin toplantıda altı üye toplantıya katılıp gerekli çoğunluk olan yedi üye şartı gerçekleşmediği için, bu toplantıda alınan karar mutlak butlanla malul olduğu’ gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddetmişti.

Cumhuriyet Vakfı: Gerekçeli karar bir ay içinde

Cumhuriyet’in haberine göre Yargıtay 8’inci Hukuk Dairesi seçimle ilgili istinaf mahkemesinin kararının ‘düzeltilerek onanması’na hükmetti.

Cumhuriyet Vakfı kararla ilgili açıklamasında “Yargıtay’ın neyi ‘düzelttiği’ şu an için belli değildir. En geç bir ay içinde yazılacak gerekçeli kararla birlikte durum anlaşılacaktır. Cumhuriyet Vakfı yönetimi, kuşku yok ki, kesinleşen karar ve Cumhuriyet gazetesinin yararları neyi gerektiriyorsa, ona göre hareket edecektir” dendi.

Vakıf: Son ana kadar gazeteciliğe devam

Vakfın açıklaması şu şekilde:

“Açıklanan karar, iki kelimedir: ‘DÜZELTİLEREK ONANMASINA’. Nedir ‘düzeltilerek onanan’ karar derseniz? İstinaf Mahkemesinin, ‘vakıfarda vekaletname ile toplantıya katılmanın mümkün olmaması nedeniyle’ yapılan seçimin kanuna aykırı olduğuna dair kararıdır.

Yargıtay’ın neyi ‘düzelttiği’ şu an için belli değildir. En geç bir ay içinde yazılacak gerekçeli kararla birlikte durum anlaşılacaktır. Cumhuriyet Vakfı yönetimi, kuşku yok ki, kesinleşen karar ve Cumhuriyet gazetesinin yararları neyi gerektiriyorsa, ona göre hareket edecektir.

Okurlarımıza bu aşamada söyleyebileceğimiz şundan ibarettir: Hukuka aykırı, siyasi ve taraflı bulsak bile kesinleşen kararlara uyma yükümlülüğünü elbette yerine getireceğiz; meşruiyet ve hukuk dışına kesinlikle düşmeyeceğiz.

Ama öte yandan, Cumhuriyet gazetesinin tarihinde, geleneklerinde, genlerinde olduğu gibi kolayca pes etmeyecek, teslimiyetçi olmayacak, son ana kadar gazeteciliğin temel ilkeleri ve gereklerine uygun şekilde gazeteciliğe devam edeceğiz.

Son olarak belirtelim ki, basın yayın kuruluşlarının içinde bulunduğu hazin ekonomik durum ortadayken, Cumhuriyet gazetesi ağır baskı ve ambargoya karşın, şu ana kadar devlet kurumlarına, banka ve finans kurumlarına, 3 kişilere ve çalışanlarına borçlanmadan bugüne kadar gelmiştir.

Bundan sonra da gazetecilik ilkelerinden ödün vermeden, cesurca, doğru ve güvenilir habercilik çizgisini, yine kendi yağıyla kavrularak sürdüreceğimizi umuyoruz. Saygılarımızla.”

Ne olmuştu?

Cumhuriyet’in yazar ve yöneticisi 13 kişi 31 Ekim 2016’da ‘FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ ve ‘FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmak’ gerekçesiyle gözaltına alınmış, gazetenin yayın yönetmeni Murat Sabuncu dahil 10 kişi tutuklanmıştı.

Cumhuriyet Vakfı’nın eski başkan vekili Alev Coşkun, operasyonu  “Yaratılan siyasi baskı ve tehdit ortamından yararlanılarak Cumhuriyet Vakfı’nın kayyıma devredilmesine ve Cumhuriyet’in Cumhuriyetçilerce yönetilmesinin engellenmesine karşıyız” sözleriyle değerlendirmişti.

Cumhuriyet’e başlatılan operasyonun ardından Balbay’ın “Cumhuriyet’te FETÖ’cülükten Kürtçülüğe kadar her şey serbest, CHP milletvekili olarak yazı yazmak yasak” diye paylaştığı tweet çokça konuşulmuş, bu sözlerin operasyonun gerekçelerinden biri olduğu iddia edilmişti.

Balbay ise sözlerini operasyona gerekçe gösterenlere “Bu kalleşliktir, pusudur” sözleriyle seslenmişti.

Davada birinci derece mahkemesinin iptal kararını verdiği duruşmanın ardından konuşan davacılardan Alev Coşkun’un avukatı Namık Kemal Boya’nın “Kuruluş felsefesine aykırı bir yönetim geldi. Seçim iptal edildi ve yeniden yapılacak. Darbeyi Cumhuriyet gazetesi yönetimi içinde yaptılar” sözleri kayıtlara geçmişti.

‘Cumhuriyet davası’nda gazeteci ve yazarlara ceza yağdı

‘Cumhuriyet davası’nda ‘son söz’ler: FETÖ’cülük suçlaması akılla alay etmek

‘Cumhuriyet davası’nda kritik duruşma: Gazeteciler savunma yaptı

Sabuncu ve Şık aylar sonra Cumhuriyet’te: Biz çıktık diye bu zulüm bitmiş değil

Aylar sonra özgürlük: Gazeteciler Murat Sabuncu ve Ahmet Şık tahliye edildi

Cumhuriyet davası öncesi Silivri’de gerginlik: ‘Yargılama değil zulüm’

‘Erdoğan’a hakaret’te bugün: Savcı kararını haberleştiren Cumhuriyet’e soruşturma

AYM’nin kararı sonrası Cumhuriyet’çilerin de tahliyesi istendi

Cumhuriyet davası: Tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi