Bir belediye başkanının belediye panosundan HDP’ye oy verenleri alçak ilan eden mesaj yayınlaması, savcılık tarafından ‘düşünce özgürlüğü sınırları içinde’ bulundu.

Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinin AKP’li belediye başkanı Mehmet Özeren, 7 Haziran seçimlerinin ardından belediyenin ilan panosunda şu mesajı yayınlamıştı: “Camide namaz kılıp sandıkta HDP’ye oy veren Kürt benim kardeşim olamaz. Kardeşlik yüce bir makamdır, alçaktan kardeş olmaz. HDP’ye gönülsüz oy veren korkaktır, gönüllü oy veren alçaktır. Bin sene İslama bayraktarlık yapan bir millete silah çeken alçak oğlu alçaktır. Ey Müslüman Kürt halkı, ya yine HDP’ye oy ver düşmanım ol, alçak ol ya karşı çık yüreklerde bayrak ol ama unutma kardeşime ne kadar şefkatliysem düşmanıma o kadar Cebbar’ım. Türk Milleti Rabbimin kafirlere karşı kılıcıdır. Bin sene kardeşim oldun, İslam düşmanı mason uşaklarına uyup düşmanım olma.”

Bunun üzerine HDP’ye oy verdiği belirtilen 10 vatandaş, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, tehdit, hakaret suçlarını işlediği’ iddiasıyla Özeren hakkında şikayetçi olmuştu.
Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’ın haberine göre Gündoğmuş başsavcılığı belediye başkanının sözlerinin kanunlarda yazılı suçlardan birine girmediğini, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre düşünce özgürlüğü sınırlarında olduğunu ileri sürerek takipsizlik kararı verdi.
‘HDP’ye oy verenler bir sosyal sınıf değil’
Kararda, ifadelerin soyut nitelikte ve siyasi söylemlerden ibaret olduğu vurgulanarak, “Eylemin halk arasında bir korku, endişe veya panik meydana getirmek amacıyla yapıldığını kanıtlayan somut bir veri yoktur” dendi.
Savcı Azap, HDP’ye oy verenlerin herhangi bir sosyal sınıfa tekabül etmediğini bildirdiği kararda, “HDP’ye oy verenler sosyal veya ekonomik bir sınıf, bir toplum katmanı oluşturmadığından suçun tipiklik unsuru oluşmamıştır” ifadesini de kullandı.