Dün büyük bir şirketin insan kaynakları sorumlusu ile yaptığım bir sohbette, ODTÜ İnşaat Mühendisliğinden mezun bir mühendise 3.200 lira ücret ödendiğini üzülerek öğrendim. Asgari ücretin birkaç yüz lira üzerinde bir ücretten bahsediyoruz. Bu kadar düşük bir gelir ile bu kadar donanımlı bir genç kendisine nasıl bir gelecek kurabilir? Nasıl bir beklenti ile bu hayatı yaşayacağını düşünür?
Elbette geleceğe ilişkin umutlu olamayacağı için başka fırsatlar arayacak. Bunu da genellikle ve imkânını bulabilirse yurtdışına giderek gerçekleştirmeye çalışacak.
Zaten yapılan çalışmalar gençlerin büyük bir çoğunluğunun yurtdışında yaşamak istediğini ortaya koyuyor. Fırsatını bulan ülkeyi terk etmek istiyor. Çünkü ülkede mevcut durumda var olan koşullar gençlerin hayal kurmasına bile izin vermiyor.
Bir taraftan ülkenin iyi üniversitelerinde dünya standartlarında eğitim almış gençler asgari ücret seviyesinde gelire mahkûm edilirken, diğer tarafta yakınlıkları, ilişkileri ya da siyasi güçleri nedeniyle milyon dolarları telaffuz etmeyi sıradan gören kişilerin varlığı ülkenin nasıl bir siyasi, ekonomik ve hukuk sistemine sahip olduğunun açık bir göstergesidir.