Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Rejim, yaşanan bunca olaya rağmen muhaliflerle konuşmayı reddediyor. İrrasyonel davranıyor. İran’ın tutumu farksız, Şam’a destek çıkıyor. İran’dan Türkiye’ye tuhaf terör imaları geliyor. Bu arada hem Moskova hem Tahran, Ankara’dan, Astana zirvesi istedi. Buluşma Doha’da. Konular hassas…
…Elbette Astana süreci konusunda hiçbir şey olmamış gibi de davranamayız. Suriye krizinde yeni bir evreye girildi. Rejimin artık muhaliflerle doğrudan konuşması gerekiyor. Deniyor ki: “Astana, siyasi sürecin ilerlemesini mümkün kılacak koşulların sahada yaratılması için vardı. Astana’nın kendisi siyasi süreç değildi. Siyasi sürecin rejim ile muhalefet arasında yürümesi gerekir. İki ülke, Şam’ı, siyasi sürece destek vermesi için ikna etmeli.”
Son söz, Tahran’dan gelen, resmi, gayrı resmi açıklamalarla ilgili. İran’ın dini lideri Hamaney’in Dış Politika Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti’nin “Türkiye bir süredir ABD ve siyonizmin elinde oyuncak oldu” sözleri İran devlet geleneği ve tecrübesine yakışmadı. Düzeltilmelidir. İran’ın yarı resmi ajansı Tasnim’in “Ekonominizin önemli gelir kaynaklarından biri turizm. Terör, Türkiye’nin içine de sirayet eder ve bu geliri kaybedersiniz. Esad Kürtler üzerinde etkilidir” vurgusu tehditvaridir. İzahat gerekir.