Yabancı medyaya 'basına kapalı' bilgi veren Erdoğan, 'güvenli bölge'yi detaylandırdı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beşiktaş’taki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yabancı medya temsilcileri ile bir araya geldi. Yaklaşık iki saat süren toplantı, ‘basına kapalı’ olarak gerçekleşti.

Reuters, Erdoğan’ın yabancı medya ile konuşmasından önemli noktaları şu şekilde verdi:

  • Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmem önem arz ediyor, salı günkü toplantıyla güvenli bölgede ne yapacağımızı konuşacağız.
  • 150 Türk DEAŞ’lıyı biz yargılayacağız, kalanını onlar (batılı ülkeler) yargılasın.
  • Uluslararası donörler toplantısı yapmak suretiyle aleyhte konuşanlar güvenli bölge için nasıl destek verecek onu orada göreceğiz, ABD’nin bunun başını çekmesi lazım.
  • (Mektup konusunda) vakti saati geldiğinde gerekenin yapılacağının bilinmesini istiyoruz.
Erdoğan, toplantıda. Fotoğraf: Reuters

Erdoğan uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı açıklamalarda, “Şu anda dünkü görüşmelerimizde bu 120 saat içerisinde buraların boşaltılacağı konusunda mutabık kaldık ve bu süreci de ağırlıklı olarak Türkiye’nin riyasetinde ve dayanışma içinde yapma sözlerini de aldık. Ama sürekli irtibat halinde olacağız” dedi.

Reuters’in haberine göre gazetecilerin PYD/YPG unsurlarının geri çekilmesinin başlayıp başlamadığına ilişkin sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi: “Sabah Milli Savunma Bakanı ile görüştüm bunların (çekilmenin) başladığını kendileri de ifade ettiler. Tabi bizim yine anlaşmamızın özelliği şu: Bizim şu anda oradaki güvenlik güçlerimiz alanı terk etmeyecek. Bizimkiler orda kalmaya devam edecekler ki gerçekten bu terör örgütü alanı terk ediyor mu göreceğiz.”

Güvenli bölge için 13 maddelik anlaşmaya dikkat çeken Erdoğan, “ABD’nin verdiği söz eksiksiz olarak yerine getirilmezse 120 saatten sonra harekat kaldığı yerden daha hızlı şekilde devam edecektir” dedi.

Erdoğan, güvenli bölgede ortak çalışmayı arzu ettiklerini, güvenli bölgenin lojistiğini başta ABD olmak üzere temin etmek durumunda olduklarını söyledi.

Erdoğan bölgede çatışma olduğuna dair haberlere yönelik bir soruya ise, “Milli Savunma Bakanı Akar’dan aldığım haberle böyle bir çatışma söz konusu değil. Bunların hepsi spekülasyondur, dezenformasyondur. Bu dezenformasyonlara kulak asmayalım. Attığımız adımı güçlendirelim” dedi.

“Suriye’de güvenli bölgede 12 yeni gözlem noktası kurmayı planlıyoruz” diyen Erdoğan açıklamalarında gösterdiği haritada bu gözlem noktalarını da tanımladı. Fırat’ın batısında da Rusya’nın süreçte ‘başı çekmesi’ gerektiğini belirten Erdoğan, bu sayede bölgenin tamamında huzurun sağlanabileceğini belirtti.

Erdoğan açıklamalarında, ayrıca “TSK envanterinde kimyasal silah yoktur ve kullanılamaz” diyerek bu yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

‘PYD’nin bölgede 750’ye yakın DEAŞ’lıyı cezaevlerinden serbest bıraktığının söylendiğini’ belirten Erdoğan, “bunların içinde 195 de yakalanan var” dedi.

Erdoğan, ‘150 Türk DEAŞ’lıyı Türkiye’nin yargılayacağını, kalanları da vatandaşları oldukları batılı ülkelerin yargılaması gerektiğini’ söyledi.

Erdoğan: Bu, ABD’ye değil, teröre karşı kazanılmış bir zaferdir

Toplantıya katılan TRT Uluslararası Kanallar Genel Yayın Yönetmeni Serdar Karagöz’ün verdiği bilgiye göre, Erdoğan’ın toplantısına uluslararası basın mensupları büyük ilgi gösterdi. Karagöz, DHA’ya şu bilgileri verdi: “Sayın Cumhurbaşkanı haritanın önünde elinde lazer aletiyle Türkiye’nin askeri operasyonun detaylarını verdi. Türkiye’nin tanımladığı güvenli bölgenin sınırlarını gösterdi ve burada bir kararlılık ortaya koydu, ‘biz bu sınırları yani 32 kilometre derinliği koruyacağız, burada hiçbir şekilde YPG unsurlarına bir varlık imkanı tanımayacağız. Bu beş gün içerisine eğer burada bir YPG unsuru varsa kesinlikle Barış Pınarı Harekatımız bitmemiştir, kaldığı yerden devam edecektir ve misliyle devam edecektir’ şeklinde bir kararlılığı ortaya koydu. Beş günün sonunda Sayın Cumhurbaşkanı Rusya’ya gidecek, Sayın Putin ile de bir görüşme yapacak. O görüşmeye de büyük bir önem atfettiğini ifade etti. Çünkü Türkiye 32 kilometre güneye doğru Suriye içerisinde indiğinde iki tane sınır komşusu olacak. Bir YPG, iki rejim. YPG ile Türkiye görüşmüyor ve sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi kesinlikle görüşmeyecek. YPG ile görüşmeleri ABD üzerinden yapıyor. Yani YPG’ye gönderilecek mesajlar ABD’ye veriliyor. Rejimle de görüşmüyor Türkiye. Ona verilecek cevapları da Rusya’ya veriyor. Bu 32 kilometre Türkiye’nin güvenli bölgesinin hem kendi içerisindeki güvenliği hem de derinliğin sınırlarının da güvenliği önemli. Çünkü 33-34-35’inci kilometrelerde YPG unsurları olacak, kuzeyinde rejim unsurları olacak. Türkiye şu an güvenli bölgenin güvenliğini de tesis etmeye çalışıyor.”

Serdar Karagöz. Fotoğraf: DHA

Karagöz, şöyle devam etti: “Ayrıca burada şehir planları, nasıl bir yerleşim kurmak istiyor, buraya mültecileri nasıl taşıyacak, onların detaylarını da verdi. Türk askeri güvenli bölge içerisinde nerelerde bulunacak? Gözetim noktaları nereler olacak? Bunları detaylıca anlattı. O bölgenin kapasitesi kaç kişiyi alabiliyorsa şu an Türkiye’de yaşayan, Türkiye’nin kamplarında yaşayan, şehirlerine dağılmış olan insanlar yerleşecek, modern şehirler olacak burada. Türkiye bunun güvenliğini tesis etmeye çalışıyor ve Türkiye uluslararası kamuoyunun bu bölgeye destek vermesini istiyor. Şu anda bir başka faza geçtik. Türkiye ‘operasyon yapacağım’ diyordu, yaptı. Şimdi 32 kilometre derinliğe inildi. Şimdi dünyaya başka bir şey söylüyor, ‘bu 32 kilometre derinliğe hemen bir şehir kurmamız lazım, ilçeler kurmamız lazım’ diyor. Şu an Cumhurbaşkanı çok fazla askeri detay vermedi. O şehirleri nasıl kuracağız, 32 kilometre içerisinde neler olacak, bu çok başarılı bir iletişim stratejisi. Zaten uluslararası kamuoyuna dikkat ederseniz şunu göreceğiz; yavaş yavaş bu güvenli bölgeyi kabul etmiş durumdalar. İlk başta Türk askeri sınırı geçtiği andan itibaren ayaklanan uluslararası medya başta olmak üzere bazı ülkelerin liderleri şu an güvenli bölge fikrini hazmetmiş durumdalar. Türkiye burada çok ciddi kazanımlar elde etmiştir. Bir şeyin altını çizdi Sayın Cumhurbaşkanı, bunu ABD’ye karşı elde edilmiş bir zafer olarak yansıtmak istiyorlar, Sayın Cumhurbaşkanı burada kelimelerini çok özenle seçiyor, ‘Bu ABD’ye karşı kazanılmış bir zafer değil, bu teröre karşı kazanılmış bir zaferdir’ diyor. ‘ABD ile Türkiye’yi her fırsatta karşı karşıya getirmek isteyen, hem Türkiye içinde hem de ABD içinde bazı unsurlar var. O unsurların inşa ettiği o dile hiçbir şekilde teslim olmamalıyız’ diyor. Bu Türkiye’nin ABD’ye değil, teröre karşı zaferidir. Ben de Sayın Cumhurbaşkanının bu yaklaşımını çok önemli buldum.”

‘Erdoğan, güvenli bölgenin geri kalanı için Rusya ile görüşecek’

Toplantıya katılan ANews Yayın Koordinatörü Orhan Sali ise DHA’ya şu bilgileri verdi: “Dün ABD ile varılan anlaşma çerçevesinde acaba güvenli bölge neresi olacak? Acaba sadece kısıtlı bir alan mı güvenli bölge sayılacak, yoksa daha farklı bölgeler var mı? Cumhurbaşkanı çok net bir şekilde bunun yanıtını verdi. ‘Güvenli bölge Irak sınırından başlamak üzere, Türkiye-Suriye sınırı, Mümbiç’e kadar olan bölge yani 444 kilometrelik bölgenin tamamı güvenli bölge olacak. Peki bu nasıl olacak?’ Onun da yanıtını verdi Cumhurbaşkanı. Önce bazı bölgelerin özellikle Ayn El Arab ve Kamışlı bölgesinde rejim ve Rus askerlerinin birlikte kontrol ettiği noktaların olduğunu biliyoruz. O bölgelerin güvenli hale gelmesi için de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli bir ziyaret gerçekleştirecek Soçi’ye. Soçi’de bu konuları masaya yatıracak. Bir nokta daha var. ‘Rejimin Türkiye sınırına yakın, konuşlu olması Türkiye için bir rahatsızlık verici bir unsur mudur?’ diye soruldu. Sayın Cumhurbaşkanı ‘hayır’ dedi, ‘Türkiye sınırına eğer Türkiye’nin 30 kilometrelik, bazı noktalarda 35 kilometrelik hattın güneye çekilmesi durumunda o zaman orada rejim olmuş, Rusya olmuş bizim için fark etmez. Türkiye’yi tehdit unsurları zaten ortadan kalktığı vakit zaten güvenli bölge doğal olarak, otomatikman oluşmuş oluyor’ dedi.” 

Orhan Sali. Fotoğraf: DHA

Sali, şöyle devam etti: “İkinci etap yani güvenli bölgenin oluşması sonrası ne olacak? Güvenli bölgede neler olacak? Buna ilişkin çok önemli detaylar paylaştı basın mensuplarıyla. O bölgede kurulacak köylerin ve ilçelerin bilgilerini verdi. 5 bin nüfuslu, 140 adet köy yerleşimi yapılacak. 30 bin nüfuslu 10 adet ilçe merkezi kurulacak. Bu ilçe merkezlerinde üniversiteler, hastaneler, okullar, siteler, yerleşim alanları, hayat alanları birçok yerler olacak. Bu projeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünya liderlerine iletti. Türkiye bu operasyona herhangi bir gelecek planı olmadan başlamış bir ülke değil. Önemli bir çalışma var, etüt çalışması var Türkiye bu noktada, bu çerçevede oranın üçüncü, dördüncü planlarını hazırlamış durumda. Yani askeri operasyon sona erdikten sonra ne olacak, bütün planları dünya liderlerine iletti. Ondan sonrası artık üçüncü planlar, dönemler başlayacak. Şu anda 120 saatin dolmasını bekliyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri bu süre içerisinde çekilmeyecek bu bölgeden. Barış Pınarı şu anda durmuş olabilir, Türk Silahlı Kuvvetleri oradaki gözleme faaliyetleri, kendisine yönelik tehdit unsurlarını; bir anda o terör örgütleri oradan çekilmiyor. Belli bir zaman gerekiyor. Bunları gözlemleyebilmek için hem de 120 saatin sonunda ‘YPG buradan çekildi’ diyebilmek için Türk Silahlı Kuvvetleri orada kalmaya devam edecek.”

Erdoğan: YPG’nin temizlendiği yerleri rejimin alması bizi rahatsız etmez

Erdoğan ‘güvenli bölge’yi tarif etti: Derinlik 32, genişlik 444 km